Birkaç gündür Antalya’nın sağından solundan dem vurduk.
Bu gün yine trafikten gidelim istedim.
Emniyet Müdürlüğü yeni bir uygulamaya başlamış.
SMS’li uyarı!
Yani, aracınızı yanlış bir yere park ederseniz otoparka çekecekler.
Ardından da cep telefonunuza bir mesaj gelecek.
“Aracınızı çektik buyurun otoparktan alın” diye.
Tamam güzel bir uygulama.
Hadi ben aracımı hiç olmayacak yere koydum.
Trafik polisi de geldi aracımı çekti.
Ardından da SMS’i gönderdi. “Aracınızı çektik gelin alın” diye.
Hoooop. Burada durun bakalım.
Polis nereden biliyor benim cep telefon numaramı.
Müneccim mi bunlar.
Aracın plakasından beni buldular.
GSM Operatöründen de telefon numaramı aldılar.
Bu da yanlış tutmadı.
Üçüncü şık.
Araç bir arkadaşımın.
Yanlış park ettim ve çekti.
Olmadı bu da tutmadı.
Türk milletiyiz biz canım. Dördüncü şıkkı da buluruz hemen.
Doktora muayene oldum. İlaç almak için eczane önüne geldim.
Bırakalım doktoru, ekmek alacağım bakkalın önünde durdum.
Hooooop geldi araç çekti benim aracımı.
Etmeyin canım böyle bir uygulama yok. Bir araç sürücüsünün bir bakkalın, bir eczanenin önünde ya da yolda her hangi bir yerde 3 dakika durma hakkı var yasalar böyle.
Bırakın tüm bunları adı üstünde park yasağı.
Ehliyet alırken park nasıl yapılır öğrettiler. Yokuş aşağı ise direksiyon tam sağa döndürülür, araç geri vitesine takılır ve el freni çekilip inilince kapı kilitlenir.
Yokuş yukarı iseniz bu kez direksiyon tam sola döndürülür, araç birinci vitese takılır, el freni çekilir ve inilip kapı kilitlenir.
Ya çekilen araçlar. Bu nizami park kuralına uyuyor mu?
Bırakın park eden araçları, kavşaklarda yaya geçitlerinde duran araçlara bakın siz önce…