Birkaç gündür Turizm konusunda rakamlar havalarda uçuşuyor.

Turizmciler neredeyse her bir kafadan bir ses çıkarıyor.

Ancak, dün yapılan açıklamalar gerçekten de benim de aklıma yattı.

Birincisi Turizm demek sadece yabancı turist demek değildir benim bildiğim.

Yani Turizmi, yerli ve yabancıların bir ülkeyi gezip dolaşmak ve görülmesi gereken yerleri görmesidir diye biliriz.

Ama yıllardır turist sayısı açıklanırken ise hep hava limanlarından gelen turist sayısı verilir.

Oysa turist Antalya’ya sadece havayolu ile gelmemektedir.

Şöyle kabaca bir hesap yapalım isterseniz.

Antalya’nın 650 kilometrelik sahilinde beş, dört ve üç yıldızlı otellerin yanı sıra pansiyon ve butik otelleri de var.

Buralarda konuklayan günlük turist sayısını parmaklarımızla hesaplayalım isterseniz.

Her büyük otel yaklaşık bin yataklı olursa, 150 kadar büyük oteli düşünelim olur mu günde 150 bin konaklama.

Bal gibi olur.

Bunlara küçük otelleri, butik otelleri ve pansiyonları eklemeyelim.

Antalya’ya her 3 dakika da bir uçak iniyor deniliyor. Hadi bunu da 10 dakika yapalım.

24 saatte 184 uçak iner Antalya’ya…

Hesap kolay olsun 200 uçak yapalım. 200 kişiden hesap edersen 40 bin yolcu yapar.

Bunun Gazipaşa, Isparta hava alanları var.

81 ilden Antalya’yı görmek için gelenleri var.

Yani nereye bakarsak bu büyük otelleri doldururuz.

Ya yerli turist. Kalınını da bunlar doldurur ama

İşte aması burası.

Yerli turist yabancıdan çok geliyor Antalya’ya. Neden bunlar hesaplanmaz ki hiç.

Asıl burada mesele.

Hava Limanı’ndan gireni saymak kolay. Gelin yerlileri de sayalım da Antalya’nın turizme katkısını o zaman görelim derim ben.