Antalya denince çoğumuzun zihninde aynı sahne canlanır: masmavi deniz, kalabalık plajlar, bitmeyen bir yaz ve turist kalabalığı. Ancak bu kartpostallık görüntünün arkasında, her geçen yıl daha da büyüyen ciddi bir gerçek var.
Yaz aylarında katlanan nüfus, artan su tüketimi, yükselen enerji ihtiyacı, kıyı kirliliği ve şehir trafiği artık yalnızca çevre başlığı altında konuşulan soyut problemler değil. Bunlar, Antalya’da yaşayan herkesin günlük hayatını doğrudan etkileyen somut sorunlara dönüşmüş durumda. Bu noktada “yeşil dönüşüm” kavramı bir pazarlama sloganı olmaktan çıkıp, şehrin geleceği için zorunlu bir yol haritasına dönüşüyor. İyi haber şu: Antalya’da sürdürülebilirlik ve çevre teknolojileri konusunda gerçek adımlar atılıyor. Güneş enerjisi yatırımları, akıllı sulama sistemleri, sıfır atık projeleri ve akıllı şehir uygulamaları sahada karşılığını buluyor. Kötü haber ise şu: Yapay zekâ (AI) henüz her sorunu çözen sihirli bir değnek değil. Ancak doğru yerde ve doğru amaçla kullanıldığında, bu dönüşümün hızını ciddi biçimde artırabilecek güçlü bir araç olma potansiyeline sahip. Bu yazıda, “her yerde yapay zekâ var” anlatısına kapılmadan, Antalya’da gerçekte nelerin değiştiğini, hangi uygulamaların sahada çalıştığını, hangilerinin henüz pilot aşamasında olduğunu ve önümüzdeki yıllar için hangi fırsatların bulunduğunu net bir çerçevede ele alıyoruz.
ENERJİ: GÜNEŞ VAR, AKILLI YÖNETİM YENİ YENİ GÜÇLENİYOR
Antalya, Türkiye’nin en yüksek güneş potansiyeline sahip şehirlerinden biri. Bu doğal avantajın değerlendirilmesi için Antalya Büyükşehir Belediyesi ve bazı tarım kooperatifleri tarafından toplamda 4,86 MW’lık güneş enerjisi santralleri kuruldu. Bu yatırımlar sayesinde son birkaç yılda yaklaşık 42 milyon TL’lik enerji tasarrufu sağlandı. Bu rakam, yenilenebilir enerjinin yalnızca çevresel değil, ekonomik açıdan da güçlü bir katkı sunduğunu gösteriyor.
Bugün sahada aktif olarak kullanılan teknolojiler ağırlıklı olarak üretimi izleyen sayaçlar, IoT sensörleri ve temel veri analiz yazılımlarından oluşuyor. Bu sistemler sayesinde enerji üretimi ve tüketimi daha şeffaf izlenebiliyor. Yapay zekâ tarafı ise henüz erken aşamada. Panel verimliliğini artırmak, arızaları önceden tahmin etmek ve enerji talebini öngörmek için pilot düzeyde testler yapılıyor. Elektrikli otobüsler ve akıllı şarj altyapıları da yavaş yavaş artarken, Citython gibi etkinliklerde geliştirilen AI destekli ulaşım fikirleri, önümüzdeki yıllarda şehir içi ulaşımda daha verimli rota planlaması ve enerji yönetimi için bir zemin oluşturabilir. Gerçekçi tablo şu: Güneş enerjisi sahada çalışıyor, akıllı sistemler yaygınlaşıyor; yapay zekâ ise henüz destekleyici ve deneme aşamasında.
SU YÖNETİMİ: SENSÖRLER SAHADA, YAPAY ZEKA YOLDA
Turizm kenti olan Antalya için su, en kırılgan kaynaklardan biri. Yaz aylarında artan nüfus, su tüketimini ciddi biçimde yükseltiyor. Bu nedenle belediyenin son yıllarda attığı en somut adımlardan biri akıllı sulama sistemleri oldu. Bazı parklarda toprak nem sensörleri, hava durumu entegrasyonu ve otomatik sulama sistemleri kullanılarak gereksiz sulamanın önüne geçiliyor. Bu sayede hem su tüketimi düşüyor hem de bitkiler ihtiyaç duyduğu kadar sulanıyor.
Tarım tarafında ise damla sulama ve kapalı sistemlere geçiş hız kazanmış durumda. Bazı kooperatiflerde sensör verileri mobil uygulamalar üzerinden çiftçilere aktarılıyor. Ancak tam anlamıyla yapay zekâ kullanan, kendi kendine öğrenen ve karar veren sulama sistemleri henüz pilot ve geliştirme aşamasında. Yani bugün Antalya’da “akıllı sulama” var; fakat “yapay zekâlı tam otomatik tarım yönetimi” hâlâ yolun başında.
ATIK YÖNETİMİ: SIFIR ATIK VAR, AKILLI TOPLAMA GELİŞİYOR
Kıyı kirliliği ve şehir içi atık yönetimi Antalya’nın en görünür çevresel problemlerinden biri. Sıfır Atık Projesi kapsamında atık ayrıştırma, geri dönüşüm ve organik atıkların komposta dönüştürülmesi gibi uygulamalar sahada devam ediyor. AB destekli Gov4GreenMed projesi ile organik atıkların toprak iyileştiriciye dönüştürülmesi hedefleniyor. Bazı noktalarda doluluk sensörlü akıllı çöp kutuları test ediliyor. Yapay zekâ destekli çöp toplama rota optimizasyonu ise henüz fikir ve erken pilot aşamasında. Bu alandaki potansiyel büyük, ancak başarı yalnızca teknolojiye değil, vatandaşların alışkanlıklarına da bağlı. En akıllı sistem bile insanlar ayrıştırma yapmıyorsa tek başına yeterli olmuyor.
AKILLI ŞEHİR: VERİ TOPLANIYOR, YAPAY ZEKA YAVAŞ YAVAŞ DEVREYE GİRİYOR
Antalya’nın en somut akıllı şehir projelerinden biri Horizon 2020 destekli MAtchUP Projesi. Bu proje kapsamında bazı bölgelerde akıllı aydınlatma, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve akıllı bina uygulamaları hayata geçirildi. 2025’te düzenlenen Citython etkinlikleri, gençlerin AI destekli ulaşım ve şehir yönetimi çözümleri üretmesine zemin hazırladı. Bu da yapay zekânın şehir yönetiminde gelecekte daha fazla rol oynayacağını gösteriyor. Ancak bugün için ağırlıklı olarak veri toplama, sensör altyapısı ve dijital izleme sistemleri ön planda.
SONUÇ: TEKNOLOJİ REHBER, DİREKSİYONDA İNSAN VAR
Antalya’da yeşil dönüşüm bir vitrin projesi değil; sahada karşılığı olan bir süreç. Güneş enerjisi çalışıyor, akıllı sulama suyu koruyor, sıfır atık sistemleri yavaş da olsa alışkanlıkları dönüştürüyor. Yapay zekâ ise bu sürecin hızlandırıcısı olmaya aday, fakat henüz direksiyon başında değil. Asıl belirleyici olan teknoloji değil; yerel yönetimlerin kararlılığı, işletmelerin uygulamaları ve bireylerin günlük tercihleri. Bir sensör bir damla suyu kurtarabilir, bir akıllı sistem bir parkın enerjisini düşürebilir. Ama bir şehri gerçekten yeşil yapan şey, insanların bu dönüşümü sahiplenmesidir. Antalya için umut var; ancak bu umut, “her şeyi teknoloji çözer” rahatlığıyla değil, gerçekçi adımlar, sabır ve tutarlılıkla büyüyecek.