Merhaba, Elektriklerin olmadığı bir alanda, gözleriniz karanlığa alışana kadar neler yaptığınızı hatırlayın. Düşmemek için verilen çabayı, etrafta bir şeyleri devirmemek için el yordamıyla hareket etmeyi düşünün. Karanlığın içinde aradığınız aydınlığı!

Karanlık kendi içinde bile ton farkına sahipken, insanın görünmeyen iç karanlığını, derinlerde saklı olan karanlığı, zifiri karanlığı hayal edebilir misiniz? Karanlığın içindeki kötülüğü mesela…

Evde kesilen elektrik sonrasında, yanan mumun ışığında duvara yansıyan devasa gölgenizi hatırlayın. Karanlığı korkutan gölgeniz, belki aydınlatır etrafınızı diye düşünürken, elektrikler geliverir birden ve mutlu olursunuz zifiri karanlığın gölgesinden kurtulduğunuz için. Çünkü karanlık, birçok belirsizliği besler içinde ve en çok da korkuyu.

Karanlık bizim dilimizde birçok anlama gelir, bilirsiniz. Düşleri karanlıktır kişinin belki, düşünceleri karanlıktır çünkü kaygıdan besleniyordur belki, gecenin karanlığıdır bazen abanoz siyahı! Karanlık işte, insanın aklına sadece siyah rengi getirir.

"Karanlık", Türkçe bir kelime olup, temel anlamı "ışığın olmadığı, aydınlığın zıttı" durumdur. Kelimenin kökeni, Eski Türkçe' deki "kara-" köküne dayanır ve "siyah, koyu renk" anlamlarını içerir. Zamanla bu kök, ışığın yokluğunu ifade eden "karanlık" kelimesine dönüşmüştür. Bazen belirsizliği, bazen korkuyu, bazen derinliği ve bazen de fikirlerin karanlığını anlatır bize, bu siyah kelime.

Bu köşe yazımda uzun zamandır aklımı yoran karanlığı belki hayatlarımızı aydınlığa çıkarır ümidiyle yazmak istedim. Belki evren karanlığın içinde yok olanlara yardım eder siyah gider, renkler güneşe döner diye…

İlk çağlarda atalarımızın ateşi bulana kadar çektiği zorluğu hayal edin. Geceleri karanlığın koynunda, hayatta kalma çabasını bir düşünün. Vahşi hayatlardan kaçarken, ağaçlarda korkarak uyumayı. Ardından ateşle aydınlanan mağaraları, pişirilen yemekler ve medeniyetlere uzanan yolla karanlıktan kurtulan insanlığı düşünün. Zamanla gelişen geliştikçe değişen, hayatı sürekli detaylandırarak, şekilden şekille dönüştüren insanın karanlıkla olan savaşı 21. Yüzyılda farklı bir evrim içinde. Ateşi pişirme ve aydınlanma olarak bulan insan, mum ve elektriğe doğra yaşadığı ilerlemede, günümüz koşullarında teknolojik anlamda son noktadayken, bazı ülkeler orta çağı, bazılarıysa uzay çağını yaşıyor. Yani aydınlık ve karanlık zıtlığı dünyada yan yana barınıyor. Sadece bir sınır belirliyor bazen karanlığı yada aydınlığı…

Orta çağ karanlığını hatırlayın düşündüğü ve“ enel hak “ dediği için öldürülen Hallacı Mansur’u mesela! Fikirlerin karanlığını anlatmak isterken, içine düştüğü kötülüğü hatırlayın. Ve ardından yasalarla birlikte düşüncesini anlatabilen, yazabilen karanlık dönemleri aydınlıkla aktarabilen hukuk ve adalet sistemini. Kadıların, hocaların elinden kurtulup, yaşanabilir bir dünya için çaba verenleri…

Dünya insanı karanlığın içinden gelerek, etrafını ve kendini aydınlattığı zaman yolculuğunda, yine insan egosu yüzünden gel gitleri oynayıp duruyor tarihin zaman aralığında. Günümüz tuzu kuru denen insan tiplemeleri bolca aydınlık içinde yaşayıp, rahat batması hastalığı yüzünden bir de bunu deneyelim diye kararmanın yollarını arıyorlar. Kendi çocuklarını aklın aydınlığında okutan çok bilmişler orta halliye hacı, hoca önerip karanlık zihniyette yaşasın istiyorlar. Evler alıyorlar bolca, dolarlar havada uçuşuyor. Kendilerine iyilik ve aydınlık, diğerlerine karanlık ve korku vermek istiyorlar. Ve karanlığın içindeki renkler, korkuyla beraber sarınca insanı, insan karanlıktan besleniyor belki de hiç farkına varmadan.

Gecenin karanlığı yıldızları görmek için güzeldir. Karanlık yorgun gözlerin dinlenmesi ve iyi bir uyku için gereklidir. Renklerin en karanlığı siyah, herkesin sevdiği en asil renktir. Ve siyah içinde tüm renkleri barındıran rengarenk bir karanlıktır aslında.

Babil Kralı Hammurabi’nin kurallarıyla başlayan yasa yolculuğunda, tüm dünya ülkeleri kendi sınırlarını kendi yasalarıyla yönetirken, ileriye gitmesi gereken insanoğlunun geriye gittiği zamanlara şahit olmak oldukça üzücü. Son zamanlarda tüm dünyada yaşanan öyle garip olaylar var ki dillendirmek bile vicdanını acıtıyor insanın. İşte o yüzden bu kötücül karanlıktan her anlamda kurtulmak lazım!

Karanlığın yok edildiği aydınlık yarınlarda birlikte, insanca yaşamak dileğiyle…

Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve Sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle…