Sorun Nerede Başlıyor?
Antalya’da şehir içi toplu ulaşımda yaşanan sorunlar, artık münferit aksaklıklar olarak değerlendirilemez. Mevcut tablo; planlama, denetim ve yönetişim alanlarında biriken sorunların yapısal bir krize dönüşmüş halidir.
Toplu ulaşım planlaması; nüfus artışı, yerleşim desenleri, mevsimsel hareketlilik ve turizm kaynaklı yoğunluklar dikkate alınmadan yürütülmektedir. Sefer sayıları ve hat düzenlemeleri çoğu zaman güncel veri analizlerine değil, idari kabullere dayanmaktadır. Bu durum özellikle yoğun saatlerde ciddi kapasite sorunları yaratmaktadır.
Vatandaşın kullandığı dijital uygulamalarda görünen araçlar ile fiilen hizmet veren araçlar arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunmaktadır. Gerçek zamanlı takip sistemleri denetim aracı olmaktan çıkmış, yalnızca görsel bir varlık hissi üretir hale gelmiştir.
Toplu ulaşım hizmetinin önemli bir bölümü özel işletmeciler aracılığıyla yürütülmektedir. Ancak bu hizmetin hangi performans kriterleriyle sunulduğu, aksama durumlarında hangi yaptırımların uygulandığı ve sözleşmelerin kamu yararını ne ölçüde koruduğu konusunda şeffaf bir yapı bulunmamaktadır.
Denetimin sonuç üretmediği bir sistemde hizmet kalitesinin artması beklenemez. Sorunların tespit edilmesi çözüm üretildiği anlamına gelmemektedir.
Antalya’da toplu ulaşımda yaşanan sorunlar, daha fazla araç temin edilerek çözülecek nitelikte değildir. Sorunun temelinde; nasıl planladığımız, nasıl denetlediğimiz ve kime karşı sorumlu olduğumuz soruları yatmaktadır.