Çıkarcıların, vitrin mankenlerinin ve türlü türlü maskelerin havada uçuştuğu bir dönemdeyiz.
Her yanımız yapaylıkla, gürültüyle, kötülükle kuşatılmış. Kalabalıkların uğultusu ruhumuzu kurutuyor. Varlıklarıyla güvenli liman olan o ender insanları arayıp bulma zamanıdır. İyi insanları…
Peki, kimdir bu iyi insan?
Sadece zihninde soyut bir iyi niyet taşıyan kişi midir?
Çok daha fazlasıdır aslında.
Dürüsttür; yalanı ve aldatmayı yaşamına sokmaz.
Vicdanlıdır; başkalarının haklarını en az kendi hakları kadar önemser. Kimseye zarar vermemeye çalışır.
Empati kurma yeteneğiyle, kendini bir başkasının dünyasına konumlandırabilir; onun acısını hissedip sevincine ortak olabilir.
Sorumluluk sahibidir; sözünün arkasında durur ve en önemlisi, hata yaptığında bunu kabullenecek kadar olgundur.
İnsanlara makamlarına, zenginliklerine ya da kendilerine sağlayabilecekleri çıkarlara göre davranmaz. Yalnızca insan oldukları için değer verir.
İyi insanın en belirgin farkı, karakterinin koşullara göre değişmemesidir. Kişisel çıkar varken de yokken de benzer bir kararlılıkla davranır. İyiliği gösteriş olarak değil, doğru olduğuna inandığı için yapar.
Hayat her zaman dümdüz bir yolda ilerlemez. İnsanlar işleri yolundayken, rüzgar arkalarından eserken son derece nazik, kibar ve anlayışlı olabilirler. Ancak bir insanın gerçek karakteri, fırtına koptuğunda; stres, öfke, maddi sıkıntı veya başarısızlık kapıyı çaldığında ortaya çıkar. İyi insanın farkı bu kırılma noktasında belli olur. Koşullar ne kadar ağır, zemin ne kadar kaygan olursa olsun, ahlaki pusulası şaşmaz. Adaletinden ve saygısından ödün vermez. Sahip olduğu evrensel değerler, onun yaşam yolculuğundaki sarsılmaz karakterini ifade eder.
İyi insanı inşa eden değerler tüm kültürlerin ötesindedir ve evrenseldir.
Dürüstlük, adalet, vicdan, saygı, empati, merhamet, sorumluluk, güvenilirlik, alçakgönüllülük, sabır, hoşgörü, cömertlik, vefa, çalışkanlık ve öz denetim...
Bu değerlerin ortak paydası, iyi insanın bencilce dürtülerden arınarak başkalarının iyiliğini de gözetmesidir.
İyi insan hatasız ve kusursuz mudur?
Elbette kusursuz ve hatasız değildir. İyi insan da düşebilir, tökezleyebilir, yanılabilir. Ancak hatasını fark ettiği an onu düzeltmeye, incittiği kişiden içtenlikle özür dilemeye ve daha doğru davranmaya olan eğilimi onu diğerlerinden farklı yapar.
İyi insanı nasıl buluruz?
Çıkar ilişkisi olmayan alanlar ve güçsüzlere olan yaklaşım belirgin işaretleri verir. Kendisine hiçbir faydası dokunmayacak insanlara -bir garsona, bir temizlik görevlisine, bir çocuğa, yaşlıya veya sokaktaki bir hayvana- davranış biçimi önemlidir.
Güvenilir insanlar, verdikleri söze sadık kalırlar. Yapamayacakları sözleri vermezler; yerine getiremediklerinde ise dürüstçe mazeretlerini sunup sorumluluk alırlar. Küçük çıkarlar uğruna hileye başvurmaz, başkasının hakkını çiğnemezler. İnsanın gerçek karakteri eline güç, para veya yetki geçtiğinde ortaya çıkar. Yönetici olduğunda, maddi güce ulaştığında kibirlenmeyen ve adil olan insanlar sağlam bir ahlaki zemine sahiptir.
Sürekli başkalarını kötüleyen, insanların arkasından konuşan bireyler güveni zedeler. İyi insan, başkalarının itibarını kendi itibarı gibi korur. Dahası, başkalarının başarısını kıskanmak yerine, onları yürekten takdir edebilir. Eleştiriye karşı gösterilen olgunluk ve öz eleştiri kapasitesi, bu karakteri tamamlar. Olgun bir insan, haklı eleştirileri bir saldırı olarak görmez. Dinler, düşünür ve pay çıkarır. Çıkarları ile doğruları çatıştığında, kendisine zarar verecek olsa bile vicdanının sesini dinleyerek doğru olanı seçer.
Unutmamalıyız ki; vicdanlı, dürüst ve güvenilir insanlar, kötüler kadar gürültülü değildir. Onlar sessizce, adeta bir gölge gibi hayatımıza iyilik ve güzellik katarlar. Bu yüzden onları fark etmek, değerlerini bilmek, hayatımızda tutmak ve onları desteklemek gerekir.
İyi insanların nezaketini ve dürüstlüğünü asla bir zayıflık olarak görmemeli, hak ettikleri saygıyı göstermeliyiz. Güvenlerine layık olmak için sırlarımızı saklamalı, iyiliklerini asla istismar etmemeliyiz. Sürekli özveri beklemek yerine, onların varlıklarını takdir ettiğimizi hissettirmeliyiz. Sadece kendi zor zamanlarımızda kapılarını çalmayıp; onların da düştüğü, kırıldığı anlarda yanlarında durmalıyız. Daha da önemlisi; iyi insanlardan ilham almalıyız.
Sağlıklı ve uzun ömürlü ilişkiler, tek taraflı bir sömürü ya da özveri üzerine kurulamaz. İyiler, karşılıklı güven, saygı ve değer üretimiyle beslenir. Eğer hayatınızda çıkar gözetmeden elinizi tutan, düştüğünüzde sizi yargılamadan kaldıran, başarınızla gözleri parlayan iyi insanlar varsa, onları sakın bırakmayın. Çünkü bu dünyada en iyi şey iyi kalpli insanların hayatına dokunabilmek ve onlarla omuz omuza yürüyebilmektir.
İyi insanları arayın, bulun ve sımsıkı sarılın. Onları sakın bırakmayın. Yanınızda yakınınızda tutun. Uzaklaşmayın, el üstünde tutun onları. Çünkü sayıları her geçen gün azalıyor.