"Çanakkale Geçilmez" yaftasının, ülkemizi işgal etme gayesiyle plan yapan güçlerin boynuna asılıp püskürtüldüğü günün adıdır.

Zafer'in 111 yılını yaşıyoruz.

Birliktelik ruhunun vücut bulduğu, ete kemiğe büründüğü bilinci oluşturan zaferdir 18 MART...

Dünya tarihine kocaman harflerle yazılan ve sömürülen ülkelerin insanına, boyunduruk altına alınanlara, silkinin, uyanın diye sunulan bir mesajdır.

Eşsiz bir örnek olarak da tarihe kazınmıştır.

Emperyalizmin tüm temsilcilerinin, her yeri, herkesi sömürme amacıyla taa onbeşinci yüzyılda başlattıkları ve yıllarboyu daha güçlü olarak büyüttükleri ve içinde bulunduğumuz günlere kadar gelen, fakir, güçsüz ülkeleri esaret altına alan projesine ilk başkaldırıdır Çanakkale Zaferi...

Maalesef adına düşman denilen canları ölümünden sonra kardeşi, babası gibi mezarlarına koyan, koruyan, kollayan, bağrında saklayan ve her zaman da anan vefalı ve olgun insanların yaşadığı vatan toprağına hepimiz sahip çıkmalıyız.

Yaptıklarıyla yetinmeyen, sözüm ona demokratların, cumhuriyetçilerin, sömürü düzenini yayma girişimleri yakarak yıkarak, yaralayarak, sakat ya da öksüz, yetim bırakarak, öldürerek yaşattıkları mezalim günümüzde de sürmekte!!!

Sömürülenler olağanüstü bir ÇANAKKALE örneğini bildikleri halde emperyalizmle mücadele etmek için biraraya gelemiyorlar...

İnsanlığa leke süren, dünya tarihinde çok acılı, üzüntülü izler bırakan kanlı olaylara, menfaat amaçlı savaşlara dur diyemiyoruz.

Doğal bir durummuşçasına sessiz ve çaresiz, el pençe durmaya devam ediyoruz...

Yaşamları tehdit altında olan neredeyse soyları kurumaya başlayan insanları, toplumları izlemekte dünya!!!Umarım ders alınıyordur...

Eğer dünya insanı, dolar, euro, petrol, su ve silah ticareti için programlanan savaşı, savaşları kutsal sayanlara karşı, silkelenip mücadele etmez ise;

"hepimiz okuduk

kızılderililerin yokoluş biçimini tarih yazdı.

Siyahilere yapılanlar halâ sürmekte!!!"

Papatya falında kime çıkarsa bir gün eskimolar,

hristiyanlar, museviler, müslümanlar, türkmenler, aleviler, ermeniler, azeriler, rumlar, hatta bugün güçlünün yanında güç olduğunu sanan faşist liderlerine ses çıkaramayan yahudiler bu savaşlardan kendine düşen nasibi alacak, bedel ödeyecek...

Biz ulusal mücadelenin tanımını bilen ve tarihini yazan Ata'mızın çocuklarıyız.

Bu büyük insanın, eylemleriyle ispatladığı ve evrene duyurduğu söylemi halâ güçlü bir şekilde seslendiriyoruz.

Ateşin yeryüzünü cayır cayır yaktığı, canların yandığı, katliamların yaşandığı günlerde

YURTTA SULH, CİHANDA SULH diye haykırmaktayız.

Türkiyemiz, ne emperyal oyunlara ortak olmalı, ne de yerüstü, yeraltı zenginliklere el atanlarla şirketler kurmalıdır.

"Batılılar bize, haçlı zihniyetinin temsilcileri olarak zaten kinliler" demekten vazgeçelim.

Doğumuzda olanlara da bedevi muamelesi yapmayalım. Bizleri düşman bellediklerini dillendirmeyelim.

Farkındalık yaratan bir ulusun torunları olduğumuzun bilinciyle içeride, dışarıda uzlaşan, anlaşan BARİŞ için koşanlar olmalıyız...

Borcunu asla ödeyemeyeceğimiz18 Mart 1915 gününü ve dünyaya dur diyen Çanakkale Savaşı'nı yüreğimize kazındığı şekliyle, değerini bilerek kutlayalım. Asla savaş çığırtkanlığı yapanlara kanmayalım.

"Atatürk içerideki düşmanı yok ettiği gibi yedi düvele karşı da savaştı" sözcüğü sadece methiye düzme amaçlı bir yazının girizgahıdır. İçini doldurma niyetinde olmayanlar kullanmamalıdır...

TÜRKİYE hala dimdik ayakta, esareti kabullenmeyen bir kişilik sergileyebilmekte.

Atatürk'ümüze ve tüm şehitlerimize şükran borçluyuz

Dünyalı, gururlu gezen, konuşan Türk İnsanı'nı, evrendeki yaşamın son salisesine kadar görmelidir, saygı duymalıdır.

Bu zafer sayesinde, emperyalistler,

Çanakkale sonrasında, boynu bükük, ürkek ürkek hatta korkuyla bakan Anadolu'nun

ya da İstanbul'un, İzmir'in efelerinin, yiğitlerinin ağlamaklı bakan resimlerini, kendi çöplüklerinde sergileyemediler.

O resimlerin altına da, Balkanlar'da, Trakya'da, Konya ve çevresinde fi tarihinde yaşayan Arap, Kürt, Türk Mezopotamya ve Orta Asyalı göçerler yazamadılar.

Çanakkale muhteşem bir direniştir.

Bu örnek destanı Mustafa Kemal ve silah arkadaşları yazdılar...

Çanakkale’nin geçilememesini, dünyanın birçok ülkesi, kazanma amaçlı mücadelelerine, temel öğe olarak aldılar.

Ulus olmaya geçişi düşünen, hayal eden topluluklar için Çanakkale Savaşı çok, çok ama çok önemlidir.

Tarihe altın harflerle yazılan zaferin kahramanlarını

Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi saygı, sevgiyle analım.

Sağlıklı ve esen kalın...