Antalya’yı biliyor musunuz? Antalya’da araç kulandınız mı, ya da kullanıyor musunuz diye sormak daha doğru olacak sanırım?

Şimdi neden diye soracaksınız?

Açıklayayım… Muratpaşa ilçesinden, Konyaaltı ilçesine ulaşmak için yalnızca üç güzergah seçeneğiniz var. Bunlardan biri çevreyolu, ikincisi şehir içinde 5M AVM’nin önüne kadar gelen 100. Yıl Bulvarı’nın sonunda üçe ayrılan güzergah. Bu üç güzergahtan biri kuzeye, otogar, sanayi sitesi, Burdur Denizli yoluna gider, biri deniz kıyısına Akdeniz Bulvarına iner, bir diğeri battı çıktılarla 100. Yıldan gelip, Konyaaltı’nı boydan boya geçen kemer yolunu izler. Bir diğer güzergah ise bu kesişim alanını atlayıp Akdeniz üniversitesi önünden Konyaaltı’na inen Yıldız, Meltem güzergahıdır.

Neyse çoğunuz bunları biliyoruz eee ne oldu diye soracak. Hemen anlatıyorum. Büyükşehir Belediyesi çok doğru bir karar alarak Ramazan şenliklerini, akşam iftar ve sonrası etkinliklerini Karaalioğlu parkından Cam Piramit’e taşıdı. Evet karar güzel etkinlik alanı dediğin yer kapalı bir alanı olan çevresi trafikten ayrışmış ve bütünlük arz eden bir yer olmalı.

Cam piramide ulaşım ve dönüş için Antalyalıların rahat ulaşabileceği ücretsiz ring seferleri de koymuşlar bu da alkışlanacak bir durum. Ancak! İşte burada her şey düğümleniyor, tıpkı akşam 16.00 sonrası zaten sıkışık olan trafikte Muratpaşa- Konyaaltı geçişi düğüm olacağı gibi. Çünkü Campiramit’in yerini biliyorsanız bunun nereden kaynaklanacağını hemen anlamışsınızdır. Şehir stadyumunu aynı yere yani hemen Konyaaltı girişi öncesine yaptıklarında, her maç ya da spor etkinliğinde nasıl trafik felç oluyorsa, Ramazan boyunca da biz bu güzergahı kullanamayacağız ve diğer iki güzergahı da oldukça felç edeceğiz anlamına geliyor bu.

Peki ne yapmak gerek, trafiği çözmek o kadar kolay değil, etkinlik yapmayalım mı? Tabi ki yapmalı ve insanlara biraz nefes aldırıp, birlik beraberlik ruhunu, hemşehrilik ruhunu canlandırmalıyız. Hele böyle ruhumuzu besleyen Ramazan gibi maneviyatımızı güçlendiren günlerde yardımlaşma, bir arada olma çok daha önem kazanıyorken.

Şimdi geldik yapılması gerekene, Antalya’yı yeniden kuramayacağımıza göre, bizim acilen bir etkinlik alanına ve içinde büyük buna hizmet edecek bir yapıya ihtiyacımız olduğu apaçık ortada.

Şehrin ulaşılabilir alanında ancak trafiğin yoğunluğundan uzak bir etkinlik alanına, kültür- sanat kompleksine ihtiyacı var!

Yıllardır söyleniyor ama kimse kulak asmıyor ancak son verilere bir göz atalım durumun vahametini anlayalım…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Motorlu Kara Taşıtları Ocak 2026 verilerine göre Antalya’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 1 milyon 689 bin 117’ye yükseldi. Antalya trafiğinin yükü her geçen gün artarken kentte son 8 ayda araç sayısı 76 bin artmış, Antalya nüfusu 3 milyonu bulmuşken bu araç yoğunluğunu hafifletecek tramvay hattı da yani Sarısu- Güzeloba hattı henüz hayata geçirilmezken yaşanacak durumu hayal bile edemiyorum.

Ayrıca tüm güzergahlarda, mahalle aralarında bile sürekli kapalı, tamirat yapılan yollardan, patlayan lastiklerden, tarlada traktör sürmekten beter delik deşik asfaltlardan gına gelmişken; bakalım akşama evimize ulaşabilecek miyiz?