Vallahi çok görkemli bir görüntü veriyoruz...

Bir asrı çoktan deviren yaşlarıyla, uluçınar takma adlarıyla, ebedi rekabetleriyle, küçük işler üretmelerine rağmen saygı duyulan halleriyle değerli kulüplere sahibiz!

Transferlerde ve derbilerde, birbirleri ile kıyasıya yarış içindeler...

Şampiyonluk sayılarıyla ve onaylanan, kabul edilmeyen yıldızlarıyla tartışma yaratırlar ve övünürler...

Her kesimden, her yaştan taraftar da bulurlar...

Asla oynayamadıkları, "çağdaş futbola" ulaşabilmek için çalışmazlar, her tutkunu da oynadıkları oyunla oyalarlar...

Ülke sınırları dışına çıktıklarında, uluslararası futbol arenalarında yarıştıklarında, kazanmayı unuturlar, nadir gerçekleşen başarılarla da iş yaptıklarını zannederler...

Her kayıptan sonra da mazeret ararlar ve bulurlar.

Kendilerini yenen, düzeyli rakipleri,

"Kabaramazsın kel Fatma annen güzel, sen çirkin" diyerek bağırırlar, bizimkiler ise tarihi yenilgilerde bile sürekli şişinirler.

Oyuncağımız olarak bellemişiz futbolu! Aslında, aldatanların elinde oyuncak olduğumuzun farkında bile değiliz.

Aldatılıyor, aldanıyoruz.

Kendimizle yüzleşemeden, yolumuza devam ediyoruz.

Dünya futbolunda hedef belirleyen, çok iyi plan ve programlarla çalışan ve istikrarlı başarıları yakalayan ülkelerle mukayese edilirsek; koca bir hiçiz...

Dünya futbolunda, "hoş görün benzetmemi",

Konyaaltı'nın pırıl pırıl kumsalında bir kum tanesiyiz...

Kumsalın tamamı kadar içi doluymuş gibi görüyoruz kendimizi.

Ne bileyim ben!!!Öyle sanıyoruz...

Ya da, Lara'nın temiz denizinde, bir damla suyuz, ne tuhaf bir bencil duygu ki,

Akdeniz gibi caka satıyoruz.

O kadar da değil, yok hükmünde mi yani futbolumuz dediğinizi hissettim!

Doğru, haklısınız...

"Futbolumuz" haşmetli ve zengin görseller sunuyor...

Ne yazık ki, gelişemediğimiz kesin!

Futbol, çok çalışan, çağımızın koşullarına uyum sağlayan, magazinle uğraşmayan, üst düzey düşünen ve uygulayanları, zirveye taşıyor.

Dünya Kupası fevkalade bir sahne, adeta sınav yeri...

Çalışmayan, üretmeyen sınıfta kalıyor...

Sahnenin dışına itildik, çapımız nedeniyle!

Bugün herkesin ne yapıp, yapmadığını izliyoruz.

Haddini bilmez yorumcular, çok bilmiş eski teknik adamlar, Arjantin'e kaybeden, Mısır'ı, İngiltere'ye yenilen Meksika'yı eleştiriyorlar.

Neler neler görüyoruz?

Göreceğiz de!

Brezilya 23 kez katıldığı Dünya Kupası'nı 5 kez kazanmış bir ülke...

Çeyrek finalde evine döndü...

2.turda elenen; Almanya kupayı 4 kez kazanmış bir panzer idi.

İlk tur sonunda turnuva dışında kalan, Latin devi Uruguay kupayı 2 kez kazanmıştı...

Elenen Portakalları...

Katılamayan,

Polonya'yı

Şili'yi,

Macarları saymayacağım...

2026'ya katılma hakkını bile elde edemeyen İtalya, kupayı 4 kez kazanmış, namı yürüyen devasa Çizme Futbolu dünya kupasını sadece izliyor...

Kaybedenlerin her biri sıkıntılı ve sorunlu hallerine çare arıyorlar ya da arayacaklar...

Biz ise, özel uçaklarla indirdiğimiz, BOMBALARLA, ÇİLEKLERLE, gençlerimizin yolunu kapatıyoruz.

İç piyasa rekabetimize renk ve futbolumuza da değer katıyoruz.

Dünya Kupası'nda

daha neler olacak bilemiyorum!?

3 kupalı Arjantin,

2 kupalı Fransa,

1'er kupalı İngiltere, İspanya, yola devam ediyorlar.

Ev sahibi, her konuda kural dışı davranmayı ilkelilik olarak gören şişme erkek ABD, gitti.

Ohhhh!

İçim soğudu...

Bir seviyesizliğe daha imza attı...

Kırmızı kartın rengini değiştirtti.

Yeşil kart uygulaması, bugünden sonra cezası askıya alınacaklar için kullanılacak...

TRT spikeri yürek yemiş ki, dünya o sesi işitti...

Maçı 4-1 kazanmıştı Belçika.

Hakem bitiş düdüğünü çalmıştı...

Özkan Öztürk'ten, güçlü Amerika'ya adeta bir vurgulu gönderme gitti!

"Son dakika bir değişiklik olmazsa, Amerika turnuvaya veda etti" geceyi kapattı.

Yazayım, hepimizin gönlüne taht kuran Belçika, Norveç ve Fas, İsviçre var!

Unutmayalım.

Ayrıca, unutulmayacaklar sayfasına eklenen,

Yeşil Burun Cumhuriyeti'ni alkışlamayı ihmal etmemeliyiz.

Evinde, mücadele ederek kaybeden Meksika'yı da beğendim.

Yeşil burnu ve adalarıyla ünlü, 550 bin nüfuslu, haritada yeri zor bulunan bu ülkenin futbolu, bugün itibariyle Türk Futbolu'nun fersah fersah önünde...

Ülke futbolunu yönetiyormuş gibi yapanlar, çekin gidin lütfen!

Popüler olabilme amacıyla bomboş lafazanlık yapanlar, ceplerini doldurmak için, sözüm ona yazanlar elinizi, dilinizi çekin artık!

Sağlıklı ve esen kalın...