Bazı imar konularında ya taraf oluyoruz ya da sonradan öğreniyoruz. Geçtiğimiz günlerde Aksu Hacıaliler bölgesinin imara açılmasıyla ilgili tartışmada söz alan belediye Meclisi üyesi meslektaşımız Yusuf Kumbul, bu konuda belki de en net duruş sergileyen isimlerden biriydi.

İtirazlarımızı açık ve anlaşılır bir şekilde dile getirdi. Tarım alanları imara açılmadan da sorunların çözülebileceğine, alternatif yaklaşımlar geliştirilebileceğine dikkat çekti.

Konu şu: Aksu’ya bir hastane yapılacak. Elbette hastane bir ihtiyaçtır. Elbette ulaşım yollarının açılması gerekir. Ancak hastanenin neden tarım alanlarının içinden geçecek şekilde planlandığı sorgulanmalıdır. Hastane tarım alanı olmayan bir bölgede planlanamaz mı? Bu da ayrıca tartışılması gereken bir konudur.

Ülkemizde ne yazık ki toplumun ihtiyaç duyduğu yatırımların içerisine başka hesaplar sıkıştırılabiliyor. Bir kamu yatırımı yapılır, ardından çevresi imara açılır ve ortaya ciddi bir rant alanı çıkar. Bu ihtimal göz ardı edilemez.

Meclisteki oylama sırasında Yusuf Kumbul’un itirazı da tam olarak bu noktadaydı. Yıllardır Aksu’da çalışan bir ziraat mühendisi olarak şunu söyledi:

“Hastane ihtiyaçtır. Yollar açılmalıdır. Ancak bu yollar kamulaştırma yoluyla yapılmalı, tarım alanları imara açılmamalıdır.”

Aksu’nun büyüme alanlarının bilimsel ve doğru şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım son derece yerindedir.

Bugün Antalya genelinde tarım alanlarının önemli bir kısmı imara açılmış durumda. Bunun en somut örnekleri Aksu, Serik ve Döşemealtı ilçeleridir. Özellikle Döşemealtı’nda birçok bölge artık yapılaşmaya açılmıştır ve bu alanların büyük kısmı bir zamanlar tarım arazisiydi.

Çelişki burada başlıyor:

Bir yandan gıda fiyatlarından şikâyet ediyoruz.

Bir yandan tarımın değer görmediğini söylüyoruz.

Bir yandan üretimde gerilediğimizi, kendi kendine yetebilen ülkeler arasında olmadığımızı kabul ediyoruz.

Ama diğer yandan tarım alanlarını imara açmaktan vazgeçmiyoruz.

İşte bu yüzden belediye meclislerinde ziraat mühendislerinin varlığı çok kıymetlidir. Bilimsel bakış açısıyla itiraz eden, kamu yararını savunan meslektaşlarımızın olması büyük bir güvencedir.

İyi ki varlar.