Yüzyılın ikinci çeyreğine girerken dünya siyasetinde belirgin bir kırılma yaşanıyor. ABD’nin tek kutuplu düzeni sürdürme çabaları ile Çin’in çok kutuplu bir sistem inşa etme stratejisi arasındaki gerilim, küresel ölçekte yeni bir çatışma biçimini doğuruyor.
Venezuela örneğinde görüldüğü gibi, Çin artık yalnızca diplomatik söylemlerle değil, doğrudan ekonomik ve stratejik hamlelerle ABD’nin küresel hâkimiyetini sarsmaya başladı. Bu durum, akıllara şu soruyu getiriyor: İki uçlu bir dünya düzeni, klasik bir sıcak savaş yerine yeni bir soğuk savaş biçiminde mi yaşanacak?
Çin’in Venezuela Hamleleri. Ekonomik Silahların Kullanımını göz önüne serdi.
Çin’in Venezuela krizine verdiği yanıt, askeri değil ekonomik araçlarla oldu.
Finansal baskı, Enerji stratejisi, Lojistik darbe ve Teknoloji baskısı bunların hepsini uygulamaya başladı. ABD doları işlemlerinin askıya alınması ve SWIFT’e alternatif bir ödeme sisteminin devreye sokulması, Washington’un küresel finans üzerindeki kontrolünü zayıflatmayı hedefledi.
Amerikan rafinerilerine petrol sevkiyatının iptali ve Güney ülkelerine yönlendirilmesi, ABD’nin enerji güvenliğini tehdit eden bir hamleydi.
Çin gemilerinin Amerikan limanlarını pas geçmesi, ABD’nin tedarik zincirini felce uğrattı.
Nadir toprak elementleri ihracatına getirilen kısıtlamalar, ABD’nin teknoloji devlerini doğrudan etkiledi.
Bu adımlar, Çin’in “asimetrik kapsamlı karşılık” stratejisinin somut örnekleridir. Yani Çin, ABD’nin askeri üstünlüğüne karşı ekonomik ve teknolojik araçlarla denge kurmaya çalışıyor.
Soğuk Savaş dinamikleri tam da bunlar aslında.
Tarihsel olarak Soğuk Savaş (1947–1991), ABD ile Sovyetler Birliği arasında doğrudan sıcak çatışmaya dönüşmeyen, fakat ideolojik, ekonomik ve teknolojik rekabetle süren bir dönemdi. Bugün yaşanan gelişmeler, benzer bir tabloyu işaret ediyor…
İdeolojik rekabet: ABD liberal-demokratik değerleri savunurken, Çin devlet kapitalizmi ve çok kutupluluk fikrini öne çıkarıyor.
Ekonomik bloklaşma: BRICS ve Küresel Güney ülkeleri Çin’in yanında konumlanırken, ABD NATO ve G7 üzerinden kendi blokunu güçlendiriyor.
Teknoloji yarışı: Yarı iletkenler, yapay zekâ ve enerji teknolojileri yeni dönemin “nükleer silahları” gibi stratejik öneme sahip.
Finansal sistemler: SWIFT ile Çin’in alternatif ödeme sistemi arasındaki rekabet, doların küresel hâkimiyetini tehdit ediyor.
‘’İki Uçlu Dünya Düzeni’’ mi kuruluyor?
Bugün ortaya çıkan tablo, klasik anlamda bir sıcak savaş değil; fakat iki kutuplu bir soğuk savaş düzenine işaret ediyor.
ABD, askeri gücü ve NATO üzerinden baskı kurmaya çalışıyor.
Çin ise ekonomik teşvikler, enerji ve finansal alternatifler üzerinden küresel destek topluyor. Küresel Güney ülkeleri, bu rekabetten fayda sağlayarak kendi özerkliklerini artırıyor.
Bu nedenle yeni dönemi “Soğuk Savaş 2.0” olarak tanımlamak mümkün. Ancak bu kez savaşın cephesi tanklar ve füzeler değil; enerji hatları, finans sistemleri ve teknoloji zincirleri olacak.
Çin’in Venezuela üzerinden ABD’ye verdiği yanıt, küresel düzenin artık tek kutuplu olmadığını gösteriyor. İki uçlu bir dünya düzeni doğuyor ve bu düzen, büyük ihtimalle sıcak çatışmalardan ziyade ekonomik, teknolojik ve diplomatik rekabet üzerinden şekillenecek. Yani evet, yeni bir dünya savaşını soğuk savaş biçiminde yaşayacağız. Ancak bu kez savaşın silahları petrol tankerleri, ödeme sistemleri ve nadir toprak elementleri olacak gibi gözüküyor.
Tabii bu arada Avrupa’nın borç batağından kurtulma yolu ve ABD’nin elinde biriken sıcak savaş silahlarını elden çıkarma kaygılarıyla bu sıcak savaşa dönme ihtimallerini de göz ardı etmemek gerekiyor.