Merhaba, Bir sihirbazın estetik el hareketlerine odaklandığımız anda söylenen o sihirli sözleri hatırladınız mı? Herkesin sustuğu, çıt çıksa dünya yıkılacak gibi olan o anda olur işte her şey, peçete beyaz bir güvercin olup havalanır sihirbazın elinden. Söylenen son söz ise Abrakadabra’dır…
Aslında Abrakadabra sözcüğüne benzeyen, hemen herkesin bildiği sihirli bir parola daha var, yazınca hemen hatırlayacaksınız. Binbir Gece Masalları içinde Ali Baba ve Kırk Haramiler’in hazinelerini sakladıkları gizli ve sihirli mağaranın kilidini açan AÇIL SUSAM AÇIL! Eskilerin dünyasında, teknoloji bu kadar yaşamı zorlamadığı zamanlarda sözcüklerle yaşardı insanlar. Evlere misafirliğe gidilir, bolca sohbet edilir, hastaya şifa istenir, sözcükler paylaşılırdı. Teknoloji paylaşılmadığı için sözcükler görünmeyen elektrik ağları arasında kaybolup gitti zamanla ve görünmez oldu sanki. İşte o zamanlardan dedemle yaptığım bir sihirli sohbetten bahsetmek istiyorum size. Bir Abrakadabra hikayesi…
Kıyısı denize olan küçük bir kasabanın çocuğu olan dedemin bize anlattığı bir yaşanmışlık, o dönemin ünlü sihirbazı ZATİ SUNGUR’un ziyareti. Dedem ve arkadaşları kasabanın kahvesinde deniz manzarasına yakın bir yerde çay içip sohbet ederken gelivermiş yanlarına. Çay içerken bizimkilere, denizi görüyor musunuz? demiş. Tabii ki görüyoruz demiş kahve ahalisi. Peki, ben denizi buraya getirsem herkes ıslanır değil mi? demiş. Gülmüş bizimkiler, nasıl olacak o iş diye? Çünkü aralarında epey mesafe varmış, olmaz o iş demişler. Sohbete devam ederlerken birden ayaklarının ıslandığını fark etmeye başlamışlar. Zati Sungur’a dönüp bu nasıl olabilir diye kaygı bakışı fırlatmışlar. Ayaklar ıslak, deniz kahvenin içine kadar gelmiş ve söylenecek tek sözcük yok, Zati Sungur’un “ denizi buraya getirmemi ister misiniz? sorusu dışında. Dedemle uzun yıllar mektup arkadaşlığı yaptığım için onunla sohbet etmek benim için özel bir durumdu. Küçücük bir adamdı ama kocaman bir hayat yaşamıştı.
Fransızca kökenli illüzyon ile sihirbazların yaptığı sihir arasındaki fark ise aslında oldukça derin. Sihir, doğaüstü veya metafiziksel güçlere inanılan ve bu yolla gerçekleştirildiği iddia edilen olaylardır. İllüzyon ise insan algısının, fizik kurallarının, psikolojinin ve el çabukluğunun ustaca kullanılmasıyla yaratılan bir göz yanılmasıdır. Yani sihirbaz sözcükleri kontrol ederek ona istediğini yaptırır, ABRAKADABRA!
Sihirbazların kullandığı Abrakadabra" sözü, bilinen ilk yazılı kayıtlara göre Romalı hekim Quintus Serenus Sammonicus’a aittir. MS 2. yüzyılda yazılan "De Medicina Praecepta" adlı şiirinde, bu kelimenin hastalıklardan korunmak ve sıtma gibi rahatsızlıkları iyileştirmek için tılsımlı bir şifa sözü olarak kullanılması gerektiğinden bahseder.
Etimolojik olarak Aramice veya İbranice kökenli "Avra Kehdabra" (Aramice: Söylediğim gibi yaratacağım / Konuştuğum gibi gerçekleşsin) sözcüğünden türediği düşünülen sözcük ilk ve orta çağda hastalıklara veya kötü ruhlara karşı bir koruma kalkanı olarak görülmüştür. Büyücülerin kullandığı popüler bir sihirli söze dönüşmeden önceki temel amacı ise şifadır.
"Abrakadabra", sihirbazlıkta kullanılan popüler bir terim olup, eski bir dil olan Aramice’de "söylediğim gibi yaratıyorum" veya "konuştuğum gibi yaratacağım" anlamına gelen "Avra Kedabra" ifadesinden türediği düşünülmektedir. Süryaniler de Aramice’nin bir lehçesini (Süryanice) konuşan ve bu kültürü günümüze taşıyan kadim bir halktır.
İllüzyonistlerin kullandığı HOKUS POKUS/ HOCUS POCUS ise en yakın görüş olan dini teoride, Katolik kiliselerindeki Latince ayinlerde, ekmek ve şarabın İsa'nın bedenine ve kanına dönüştüğü an söylenen kutsal söz "Hoc est corpus meum" (Bu benim bedenimdir) olduğu düşünülmektedir. Ayini dinleyen ancak Latince bilmeyen halkın, bu mistik dönüşüm anındaki sözü kulaktan kulağa yanlış anlayarak "Hokus Pokus" a dönüştüğü fikri öne çıkmaktadır. Sihirbaz teorisine göre ise HOKUS POKUS / HOCUS POCUS, 1600'lü yıllarda İngiltere'de yaşayan ve Kral I. James'in sarayında gösteriler yapan çok ünlü bir illüzyonistin takma adının "Ochus Bochus" olduğu ve bu sözün ondan türediği de rivayet edilir.
ABRAKADABRA / AVRA KEDABRA, HOKUS POKUS / HOCUS POCUS! / AÇIL SUSAM AÇIL!
Sihirde ve illüzyonda kullanılan bu sözcükler ve bu şovları izlerken beynimizin yaşadıklarını düşününce aslında yine aynı yere takılıp kalıyor aklım. Sözcüklerin büyüsü! Söylediğim gibi yaratıyorum, konuştuğum gibi yaratacağım anlamlarına gelen Abrakadabra sözcüğünü aklınızdan çıkarmayın. Sözün maddeye dönüştüğünü ve sözcüklerin hayatımızdaki önemini asla unutmayın. Dünyada kimsenin yapamadığını sözcüklerle biz yaparız belki, dünyayı hep birlikte daha iyi bir yer haline dönüştürürüz kim bilir?
O zaman hep birlikte gözlerimizi kapatıyor ve en çok istediğimizi hayal ediyoruz. ABRAKADABRA!
Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve Sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle…