Son dönemde tüm sektörlerin olduğu gibi tarım sektörünün de en önemli gündem maddelerinden biri konkordato.

Geçtiğimiz hafta Antalya Toptancı Hali'nde faaliyet gösteren büyük bir komisyoncu firmanın konkordato ilan etmesi, sektörde adeta bir kelebek etkisi yarattı. Konuşulan rakamlar oldukça yüksek. Yaklaşık 10 milyar TL'nin üzerinde olduğu ifade edilen ticari hacim, yaşanacak olası bir krizin boyutunu gözler önüne seriyor.

Tarım sektöründe ticaretin büyük bölümü vadeli sistemle yürütülüyor. Ürünler 3 aydan 1 yıla kadar uzayan vadelerle satılıyor, buna bağlı olarak çekler düzenleniyor ve bu çekler sektör içinde el değiştirerek birçok farklı alana yayılıyor. Üretici ürününü komisyoncuya teslim ediyor, komisyoncu satışını gerçekleştiriyor ve ödeme süreci çoğu zaman çeklerle ilerliyor. Bu çekler zirai ilaç bayilerine, gübre satıcılarına, sera konstrüksiyon firmalarına, plastik üreticilerine ve diğer tüm tedarikçilere aktarılıyor. Onlar da aynı çekleri kendi tedarikçilerine vererek ticaret zincirini sürdürüyor.

Dolayısıyla tek bir çek, piyasada üç-dört kez el değiştirebiliyor. Aslında sistem, henüz elde olmayan bir paranın gelecekte tahsil edileceği varsayımı üzerine kurulmuş durumda. Bu zincirin herhangi bir halkasında yaşanacak kopma ise tüm sistemi etkiliyor.

Bugün konkordato sürecine giren firmanın üç aylık geçici mühlet aldığı biliniyor. Ancak bu süre içinde piyasada ne kadar çek bulunduğu, ne kadar ödeme yükümlülüğü olduğu dışarıdan bilinmiyor. Kesin olan ise bu sürecin sektörde ciddi bir nakit akışı sorununa neden olacağıdır.

Zaten son dönemde birçok zirai ilaç bayisi, gübre satıcısı, üretici ve imalatçı finansal sıkıntılar yaşarken, bu gelişme ekonomik daralmanın daha da derinleştiğinin önemli bir göstergesi oldu.

Konkordato ilan eden firmayla doğrudan çalışmamış işletmeler bile bu süreçten olumsuz etkilenecek. Çünkü piyasadaki çek zinciri nedeniyle risk yalnızca alacaklı firmayla sınırlı kalmıyor; dolaylı olarak birçok işletmenin nakit dengesi bozuluyor.

Üstelik bu üç aylık bekleme süreci ciddi bir finansman maliyeti de oluşturuyor. Bugünkü faiz oranları dikkate alındığında, işletmeler yalnızca süre uzamasından dolayı yaklaşık %15 seviyesinde ek finansman yüküyle karşı karşıya kalabilir. Bu yük, anapara hariç yalnızca finansman maliyetidir. Nakit akışı bozulan işletmelerin kredi kullanması veya yeni finansman arayışına girmesi kaçınılmaz hale gelecektir.

Bu durum, yalnızca konkordato ilan eden firmayı değil; bayileri, tedarikçileri, üreticileri ve hatta onların çalıştığı diğer işletmeleri de etkileyerek yeni iflas ve konkordato başvurularını tetikleyebilir.

Asıl tartışılması gereken konu ise konkordato sisteminin uygulanış şeklidir.

Mahkeme, başvuruyu değerlendirerek firmayı koruma altına alıyor. Elbette faaliyetini sürdürebilecek durumda olan işletmelerin korunması önemlidir. Ancak aynı hassasiyet, o firmadan alacaklı olan binlerce kişi ve işletme için de gösterilmelidir.

Çünkü konkordato kararı yalnızca tek bir şirketi ilgilendirmiyor; onun düzenlediği her çek ve yaptığı her ticaret onlarca işletmeyi doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla sadece borçlu değil, alacaklıların da korunacağı yeni mekanizmaların oluşturulması gerekiyor.

Türkiye'de özellikle tarım sektöründe ticaret büyük ölçüde güven esasına dayanıyor. Ancak son yaşanan gelişmeler bu güven zincirini ciddi şekilde zedeliyor.

Bu nedenle konkordato mevzuatının yeniden gözden geçirilmesi, alacaklıları koruyacak yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve domino etkisini önleyecek finansal mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşıyor.

Aksi halde bugün bir firmayla başlayan süreç, yarın yüzlerce üreticiyi, bayiyi, tedarikçiyi ve sanayiciyi etkileyen çok daha büyük ekonomik sorunlara dönüşebilir.

Belki de yaşanan bu süreç, ticaret alışkanlıklarını değiştirecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. Önümüzdeki dönemde çek yerine banka teminatı, kredi kartı veya daha güvenli finansal sistemlerin tercih edilmesi kaçınılmaz hale gelebilir. Nitekim uluslararası birçok firma da Türkiye'deki artan ticari riskler nedeniyle teminat politikalarını şimdiden önemli ölçüde sıkılaştırmış durumda.