Hepimiz, Antalya'da yaşam sürdüren herkes, eşsiz doğal güzelliklerden, batısında, doğusunda, kuzeyinde, denizin derinliklerinde, dağların eteğinde, asırlardır saklı duran, her gün bir yenisi daha gün yüzüne çıkarılan tarihi değerlerden pay alıyoruz.
Piknik yapmayı, kırda bayırda grup halinde eğlenmeyi, dinlenmeyi yöre insanı olarak çok sevmekteyiz. Allah'ın özene bezene bizlere sunduğu, denize, ormana, yaylaya, vadiye gitmekten hepimiz hoşlanıyoruz.
Özel ilgi duyanlar ve tanıma, öğrenme amacıyla gezenler de tüm yöre zenginliklerine ziyaretlerde bulunuyorlar.
Yazacağım etkinlikleri yapmayan çok azdır...
Karaalioğlu parkında, deniz kokusu alınır, semaverden çay içilir, Çakırlar tarafında bol döküm kahvaltı yapılır. Saklıkent'te beyazlar içinde ama kızak ama kayakla kayılır, Geyikbayır'ından, Tünektepe'den sonsuz mavilikler izlenir...
Dünyanın hiç şüphesiz ki en güzel yeridir, Antalya'mız...
Bu gezmeler, tozmalar, dostlarla paylaşımın, dayanışmanın doruklara tırmandığı saatler, genellikle hafta sonlarında gerçekleşir.
İnsanlar gücüne göre mangal da yapar, çekirdek de çitler...
Hobi olarak, çeşitlilik söz konusu, fotoğraf çeken de, balığa çıkan da, kedi köpek seven de, kuş besleyen de, arıcılık yapan da, çiçek böcek yetiştiren de var...
Duman tüttürmek ya da sakız çiğnemek isteyen ya da hava almak için huzurlu yer arayanlar bile, bizlere güzellik olarak sunulan köşelere sokulurlar.
İllaki en yüksek yerlere çıkmaya ihtiyaç duymazsın Antalya'da...
Yeşili, mavisi, beyazı ile tüm duygular her ortamda, her koşulda tavan yapar...
Ayrıca Antalya'da, her ay, her gün sportif etkinlikleri yapabilme şansı bulur yörede yaşayan insanlar ve isterlerse
12 ay boyunca da doyasıya yapabilirler. Yukarıdaki satırlarda yazdığım güzellikler tercih edildiği için, spor hele hele profesyonel futbol unutulmakta diye düşünüyorum...
Peki bu tercihlere rağmen, spor organizasyonları şehrin ileri gelenleri, kent sevdalıları ve spor gönüllüleri tarafından, planlı, programlı, istikrarlı çalışmalarla ele alınıp düzenlenebilse değişik bir sonuç çıkabilir mi?
Yüksek olasılıkla özenle ele alınırsa olabilir diyebilirim.
Gerçekleştiği taktirde, yaşarken, cenneti yakalama şansına da erişir, yörenin insanları...
Spor ve etkinlikleri, toplum yararına düzenlendiğinde, hem sağlıklı, huzurlu bir yapı oluşur hem de sosyal ve kültürel bakımdan gelişmiş bireylerle şehrin tabiatıyla ülkenin gelişimine destek sağlanır.
Yaz mevsimi, çılgın sıcağına rağmen Antalyalının en fazla mutluluk hormonu salgıladığı bir zaman dilimidir.
Aslında baharları da, kışı da doyurucudur Antalya'nın...
Ancak yaz ayı bambaşkadır...
Akdeniz Akşamları da olağanüstü güzellikler katar yaşamlara...
Yaz akşamını mı hatırlatır, bu hoş şarkı?
Hayır!
Her ayın, her gününün akşamında, mırıldan yüreğinde esinti olur vallahi...
Amatör sporu seven, aileler, sporcular, kulüplerin yönetici ve antrenörleri tesisleri doldurmakta...
İlginç ama gerçek, bu ilgiye rağmen profesyonel futbol neden sessiz kalıyor?
Maalesef diğer takım sporlarını sayamıyorum çünkü o branşlarda çok büyük bir boşluk yaşanmakta...
Basketbol, voleybol, hentbol branşları üst liglerde varken hatta Avrupa'da saygın başarılar elde ederken, bugün yoklar...
Neden tribünler bomboş!
Antalyaspor, Alanyaspor Türkiye'nin en üst ve en popüler liginde mücadele ediyorlar...
Kocaman şehirlerin ligde takımı yok...
Yıllardır mücadele veriyor ve çıkamıyorlar.
Ankara ve İzmir birer kulüple mutlu olmaya çalışıyor...
Eskişehir, Bursa, ekonomik sıkıntılarla boğuşarak, yukarılara doğru koşma ve oralarda kalma amacında...
Her iki şehrin de tribünleri tıklım tıklım dolu...
Peki nasıl oluyor bu?
Adana, Mersin, Malatya ise dibe doğru inmekte!
Kapısına zincir vurulmak üzere, bu şehirlerin kulüpleri futbol tarihinden silinecekler...
Futbol oyuncağımız olmamalı...
Neşe ve heyecan katmalı yaşamlarımıza...
Çocukluğumuzda, arkadaşlarımızla bir araya gelmemize olanak sağlayan futbol topu, aslında çocuk, genç, yetişkin herkesi tribünlere çekebilir mi?
Elbette...
Futbol bir Endüstri günümüzde...
Futbol ligleri, futbol turnuvaları sağlıklı, düzeyli ve düzenli planlandığı takdirde ilgi odağı haline gelir...
Kalitenin yükselmesi, saygı, sevgi ve hoşgörünün, futbol fanatizminden önce düşünülmesi ve herkes tarafından benimsenmesi ayrıca değerli hale gelmesi için mücadele verilmesi zorunluluk...
Kulüp bütçeleri ciddi ele alınmalı ilmik ilmik dokunmalı, anlaşılabilir olmalı ve değerlendirme yapılarak onaylanmalı...
Transferler de liyakat ve kifayet ön koşul olarak kabul görmeli...
Ülkeler arası ilişkileri geliştiren futbol, insanlığa yarar sunacak bir branş olduğu halde, niye biz birbirimize sıcak ve duygu dolu gözlerle, birbirimizi yüreklendirecek şekilde bakamıyoruz...
Sevginin, saygının, hoşgörünün olmadığı ortamlarda insanlar bir araya gelir mi?
Halbuki dünya, ülke ve kent yaşamında barışa büyük katkı yapacak bir oyun, FUTBOL...
Dünya kupasına katılan ülke ekipleri, bu moral motivasyonla, kendi insanına seviye kazandırmakta...
Gözlemleyin lütfen!
Neredeyse ülke sınırları silinen, tarihi, kültürü yok olma aşamasına gelen Irak, milli takımıyla ülkesinin insanının yüzünü gülümsetecek...
Mali yapının olumsuzlukları, şeffaf olmama, har vurup harman savurma da sorgulanmalı...
Futbol endüstrisinden yararlanan kulüpler, kendi iş yerini yönetme duyarlılığıyla ve gelir gider bilançosundaki ticari tutarlılıkla ve "işletme kurallarıyla" işi bilen ve işini yapan insanlarca yönetilmeli...
Centilmenlik, her kulüp ve katılımcı olan kategoriler için, olmazsa olmaz bir değer olarak kabul görmeli...
Futbola zarar vermeyecek türde bir kulüp anlayışının, çocuk ve gençler sayesinde gerçekleşeceği asla unutulmamalı...
Yaşını başını almış yabancı antrenör ve futbolcular için Türkiye keyfi alma, para kazanma yeri...
Ülke futbolu, mutlaka kendi altyapısını ciddi ve üst düzey hale getirmeli...
Genel olarak değindim sorunlara...
Lütfen Antalya için yazdığımı düşünün bu satırları...
Hangisini onaylamıyorsanız silin o detayı...
Antalya'da sporun eğitimini veremiyor ve sporu yerleşik kültür haline getiremiyoruz.
Tribünler mi boş!
Çocuklarımız, eşlerimiz, annelerimiz gelsin diye çaba gösterelim...
12 ayın her günü her saati her spor etkinliğini yapabilecek dünyalar güzeli bir şehirde yaşadığımızı unutmayalım...
Sağlıklı ve esen kalın...