Farkında mısınız? Her bayram, yüzlerce insanımızı kaybediyoruz.
Tatil yolculukları sevinçle başlamasına rağmen, acele, dikkatsizlik ve yorgunlukla kabusa dönüşüyor.
Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 6 bin 268 kaza yaşandı ve 74 kişi hayatını kaybetti. Bu rakamlar sadece istatistik değil; her biri bir ailenin bayramını karartan, hayatlarını altüst eden istatistik rakamlar.
Bayram, sevdiklerimizle hasret gidermek, çocuklarımızla mutlu anılar biriktirmek için harika bir fırsat. Ama yollarda her yıl aynı üzücü bu tabloyla karşılaşıyoruz: yorgun sürücüler, hız kurallarına uymamak, dikkati dağıtan telefonlar…
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, navigasyon uygulamaları, hız kameraları ve elektronik denetimler tek başına yeterli değil. Hayat kurtaracak olan şey, sürücünün dikkati, sabrı ve özeni olduğunu düşünüyorum.
Sürücü psikolojisi de kritik bir rol oynuyor. “Bir an önce varayım” düşüncesiyle hızlanan araçlar, sadece kendi hayatlarını değil, karşılarındaki tüm hayatları da tehlikeye atıyor.
Molaları ihmal etmek, uykusuz yola çıkmak, kısa süreli kazanç uğruna uzun süreli kayıplara davetiye çıkarıyor. Oysa her mola, her dinlenme, her emniyet kemeri hayat kurtarıyor.
Yolcuların da sorumluluğu büyük. Sürücüyü mola vermeye teşvik etmek, çocuklar için güvenlik önlemlerini almak ve dikkati dağıtan alışkanlıklardan kaçınmak, basit ama etkili önlemler. Bayram yolculuğu sadece araçla değil, dikkat, sabır ve sağduyu ile güvenli hâle gelebileceğine inanıyorum.
Bayram ne kadar kısa veya uzun olursa olsun, kazasız ve huzurlu geçmesi için herkesin üzerine düşeni yapması şart.
Unutmayın, bir anlık dikkatsizlik bir ailenin bayramını kâbusa çevirebilir. Lütfen dikkatli olun ve sizi çok sevdiğimizi asla unutmayın…