Ülkemiz nereye gidiyor? Atatürk’ün devrim özelliklerini, Atatürk’ü tanıyamamak, ya da kıs r düşüncelere dalınca gelişim hızımız düşüyor. Önümüzde şimdiye kadar görmediğimiz, ihanete varan gaipten çıkıp gelen ejderhalar gibi saldırılıyor.
Bir yazarın dediği gibi: Okuyanlar okumaz olunca, aydın olduğu kuşkularımı çoğaltıyor. Okumaz yazmaz olunca, cahiller ya da okumayan kör cahillere fırsat doğuyor. Meydana sahip çıkıp at koşturuyorlar. Ağızdan ve egemen otorite ne derse onun sözlerine inanıyorlar. Olayları anlamadan yahut sapık fikirlilerin önerdikleri davranışlar yaşamımıza geçiyor.
Olayları doğru anlamak için, sonucunu beklemek, yön vericilerin bildiklerini uygulama becerisi çoğalıyor. Düşünen aydınları yoruyor.
Baştan bazı bilgiler gizlen bilgiler aleni olarak verilmez. .Birileri saklar. Aynı ekip yer alan lafazan ve kindarlar çıkarları için bin türlü saklı fikirlerini ortaya atarak, Silhol (Silip süpüren Holding), amaçlarını gerçekleştirmek umuduyla çıkarlarını otoriteye kabul ettirirler. Çıkar grubu olmayan, yanlışlığı anlayıp tahlil edenler siner ve korkarlar.
Bir aydının bir gün sinip, susması nelere mal olmaz
Her toplantıdan korkmalıyız. Acaba hangi planlarını tartışıyorlar? Her devlet kendi çıkarını korur. İnsanlar örnektir. Yapılan toplantıların hiç masumu koruduğu görülmüş mü? Biz toplantı sonunda nasıl bir kefaret çıkacak hesabını yaparız. Aydın insan kefareti nasıl öderim demeyecek, genel olarak karşı duruşun yolları aranacaktır.
Sömürmeye hazır olan aç kurtlar var uygulayıcıların içinde etrafında. Ülkemizin cankukına can katın. Biz geçmişimizde fetih yaptığımız hiçbir ülkeyi sömürmedik. Fetih ikinci planda kaldı. Hak, Hukuk, Adalet başat güç oldu Osmanlı Devletinde.