Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti... Çok Yaşa Mustafa Kemal Atatürk...

Eşi benzeri olmayan bayramlarımızı, Ulusumuza, bizlere armağan eden Mustafa Kemal Atatürk'ümüze çok şey borçluyuz. Sabahleyin erkenden, Bayrağımızı ve Atatürk'e ait posteri astım pencerelere.

Ön ve arka sokaktan yürüyen dostlarım, bu güzelliklere bakıp gülümsediler vallahi!

23 Nisan kutlamalarını izlemek için televizyonu açtım. Daha coşkulu ve duygulu kutlamaları görmek isterdim. Okullarımızda, kayıp giden yavrularımıza ve öğretmenimize, canlarımıza saygı nedeniyle yutkunulduğunun farkına vardım.

Ben de yutkundum.

Sonra Ahmet Minguzzi'nin doğum günü için Samsunspor tarafından hazırlanan değerli, anlamlı bir video izledim.

Koptum ve başladım ağlamaya...

Sonra diğer TV kanalları gezmeyi arzuladı yüreğim. Hislerim güçlüdür! Dedim ki, kanını bozma art niyeti olanları pas geç!

Uyardım kendimi...

Tarihçi bile olmayan konuşan yazan, güvenli televizyon kanallarında ve gazetelerde, sosyal medya alanlarında saltanat süren, sayfalarda, ekranlarda Cumhuriyetimize, Atamız'a, elleriyle, dilleriyle, kelimeleriyle, cümleleriyle, sözleriyle zehir saçarak saldıran, hakaret eden pespayeler çıkabilir karşına.

Maalesef birine takıldım, hilafetle sözleşme imzalayan kanalda iki üç dakika kaldım.

"Pes yahu" dedim ve televizyonu kapattım.

Köşe yazımı tamamlamak için oturdum köşeme... İçim dolu ve duyurmak istiyorum sesimi...

Alisiniz, Mustafa’sınız! Soyadınızın aklı, karalı olması etkilemiyor beni, hediye gibi girmişsiniz medya alemine ve insanlarımızın yaşamlarına...

Saygısızsınız... Örümcek kafalısınız...

Dilinize çirkef bulaşmış, insani ve evrensel ifadeler ağzınıza hiç yakışmıyor...

Sizler gidin mahallenizde, sakız, tütün çiğneyin...

Oralarda fetva verin ya da!

Lütfen; ATATÜRK de demeyin, Gazi Mustafa Kemal de...

O mukaddes insan, ulusuna Vatanımız diye övündüğümüz toprakları kazandırdı... Hakkettiğimiz için Cumhuriyet'i yönetim biçimi olarak bizlere sundu...

Sizler, "o armağan etmedi" deseniz de bizler idrakindeyiz;

O, gururla, Türk Çocuğuna, Gencine bayram armağan eden tek lider, tek önder...

Vazgeçemediğimiz sevdamız.

O'na lâyık olabilmek için düşünüyor, söylüyor, yazıyorum.

Atatürk'ün çocuklarına armağanı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, hepimize kutlu olsun... Olmasına olsun da, bizler sıkıntı ve sorunları neden bu denli sarsa sarsıla ve de çirkin boyutlarıyla yaşıyoruz?

Çocuklarımıza ve öğretmenlerimize dahası toplumsal, maddi ve manevi tüm değerlerimize zararlar veren, onulmaz yaralar açan kapkara günler yaşandı... İzi de kaldı...

Pırıl pırıl, tertemiz duygu ve düşüncelerle yaşamaya sevdalı olan insanların, ne acı ki, bizler tarafından yetiştirilen, yönlendirilen çocuklarımızca ve hunharca yok edilmesi yüreklerimizi dağladı...

Acılar hissettik, hepimiz çok ama çok üzüldük, ağladık... Hiç hakketmediğimiz olayların bir daha yaşanmaması, tek ve vazgeçilemeyecek dileğimiz olmalı.

Sporun evrensel değerlerine yakışan mükemmel bir gün yaşadık. 21 Nisan gününün güzel saatlerini ömrüm boyunca unutmayacağım. Almanya'nın, Rusya'nın düzenlediği turnuvaları yıllarca, önce gıpta ile izledik sonra katılım sağlayabilmek için çaba gösterdik. Katıldık...

Bir de, biz düzenleyelim dediğimiz zamanlar oldu. Denedik...

En iyisini organize etmeye çalıştık. Başardık...

Maddi olarak batmadık belki ancak çok hırpalandık, manevi boyutuyla epeyce de yorulduk...

Anlayacağınız! Kurum, kuruluş desteği alamadık...

Spor Gönüllüleri ile el ele verdiğimizde, çok iyi işler çıkarırız biz...

Biz kimiz? Ekipçiliği çok seviyorum.

Antalya'ya 1991 yılında geldiğim günden beri omuz omuza verdiğim insanlarla, harika organizasyonlar düzenlemekteyiz. Çocuklar ve Gençler için bir etkinlik yapılması gerekiyorsa ve hayata geçirilecekse, hem planlama hem programlama aşamalarında BİZ bulunuruz. Ayrıca biz; koşullarını bilerek, bedel ödeyeceğimizi de hesaplayarak, kendimize getirisini değerlendirmeye tabi tutmadan zorluklara göğüs gererek, yürekli bir şekilde kollarımızı hep sıvadık.

Yine biz; Atatürk Çocukları olarak bir örnek çalışmaya daha imza attık...

Çok umutlu olduğumuz bir jenerasyonu bir yıl boyunca takip etmiştik.

Çocuklarımızı dört dörtlük olmasa da bir podyuma çıkarmak ve futbolseverlere de izlettirmek istedik.

Birlikte en iyiye, en güzele ulaşmayı hedefledik. Veee Sevgili Çocuklarımız sayesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerine ufacık bir değer kattık... Çocuklarımız her güzelliğe lâyık ve koruma altına alınması gereken değerlerimizdi çünkü!

Onlar Atatürk sevdalılarıydı...

GELECEĞİMİZDİ, UMUTLU, MUTLU YARINLARIMIZIN GÜVENCESİ OLAN VARLIKLARIMIZDI.

Uzun günler şahane, planlamalarla çalıştı tüm futbol paydaşları...

Mükemmel bir final organizasyonu düzenlendi. Çocuklarımızın her biri, oynadıkları her oyunda, lâyık oldukları haliyle alkışlandılar.

Emek koyan, alın teri döken sporumuzun tüm paydaşlarına şükranlarımı sunuyorum.

Ülkemiz insanı için olağanüstü anlam taşıyan, dünyada da eşi olmayan, Ulu Önderimiz Atatürk'ümüzün ulusuna ve evlatlarına armağan ettiği bayram haftasında, 21 Nisan'ı çok mutlu yaşadık.

Bu güzel futbol şenliğine, gönüllülük ilkesiyle destek veren, Antalya'nın dört bir köşesinden koşup, gelip katılıp, bizleri onurlandıran arkadaş ve kardeşlerimize şükran borçluyuz.

Kader arkadaşlarımdan oluşan ASKF Antalya yönetimine, etkinliğe yüreğini koyarak kapılarını açan, sporseverleri tesislerinde ağırlayan Lara Eğitim Spor Ailesi'ne,

Alanya'dan, Manavgat'tan, Batı bölgemizden ve Merkez'den katılan, turnuvaya renk ve heyecan katan, hepimizi de gururlandıran herkese; tüm kulüplerimize, hakemlerimize, saha komiserlerimize, yöneticilerimize, antrenörlerimize, sporcularımıza ve ailelerine teşekkür ediyorum.

Bu güzellikleri sayfalarına taşıyan basın emekçilerine ve sosyal medyada paylaşan dostlarımıza, "sağ olun, var olun" diye sesleniyor, saygı ve sevgilerimi yolluyorum.

Sporcu sağlığı, üzerinde durulması gereken bir önemli detay!

Evet; Spor Dostları ile birlikte yaptık bu organizasyonu...

Sağlık kurumları ve çalışanları bu tür turnuvalarda hep olmalı...

İnsan yaşamının vazgeçilmez kişilikleri, yanımızda göstermelik olarak değil, yüreklerimize hitap edecek şekilde bulunmalılar.

Zeki, çevik ve ahlâklı çocuk ve genç yetiştirme amacı taşıyorsak, sağlıklı nesillerle uzun ve başarılarla dolu yıllar yaşayacağımıza inandıysak, sporda çağdaş sağlık hizmeti verilmesi zorunluluktur. Sporcu sağlığını koruma, sporcuların tüm sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlama ve devlet güvencesi altına alma "ön koşul" olmalıdır...

Etkinliğimiz OFM Antalya Hastanesi’nin destekleriyle değer kazandı.

OFM Antalya Hastanesi'ne teşekkür ederim.

Sağlıklı ve esen kalın...