Bir gün hepimiz yaşlanacağız. Bu bir öngörü değil, belki de hayatın tek şaşmaz gerçeği.
Genel durum herkes tarafından biliniyor.
Tüm emekliler çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor.
Ama ben burada kendi meslektaşlarımın durumunu yazacağım.
****
Gazetecilik mesleğinin getirdiği zorluklar, alınan ücretlerin yetersizliği;
meslektaşlarımızın yaşlılık dönemlerinde hak ettiği gibi geçinmelerine
engel teşkil ediyor.
Ve sonuçta herkes gibi onlar da barınma sorunu ile belki de mesleğin
en zorlu dönemini yaşıyor.
Gazetecilik yıpratıcı bir iş.
Düzensiz mesai, stres, ekonomik güvensizlik.
Sonuç değişmiyor maalesef…
Erken yaşlanma, tükenmişlik ve peşi sıra gelen kronik hastalıklar.
****
Şanslı olanlar bu meslekten emekli olabiliyor.
Ama aslında o da bir kurtuluş değil.
Bugünün Antalya’sında alınan emekli maaşı ile stressiz bir hayat sürmenin imkanı var mı?
Sağlık, barınma ve temel ihtiyaçların durumu ortada.
Hele eşini kaybetmiş yalnız yaşayan bir emekli gazeteci için tablo daha da vahim.
Burada aklınıza huzurevleri gelebilir.
Şehirde huzurevleri var mı? Var.
Kamuya ait huzurevleri yetersiz. Sırasını bekleyen yüzlercesi var.
Özel huzurevleri ve yaşlı bakım merkezleri de mevcut ama, fiyatları emekli maaşının 3-4 katı.
Yani, ailesinden destek almazsa, emekli bir gazetecinin oralarda kalması çok zor.
****
Antalya’da görev yapan gazeteciler yıllarca bu şehrin ve toplumun sorunlarını gündeme taşıdı.
Emeklilik dönemlerinde ise yalnızlığa, ilgisizliğe ve yoksulluğa terk edilmemeleri, mesleki dayanışmanın da bir gereğidir.
Bu çağrı bir eleştiri değil, bir hatırlatmadır sadece.
Bir talep de değil, ancak bir vefa beklentisidir.
****
42 yıllık bir geçmişe sahip ve 300 ‘ün üzerinde bir üyesi bulunan Antalya Gazeteciler Cemiyetimiz
yıllarca çeşitli hizmetler yaptı.
Tüm başkanlarımızın emeklerine sağlık, teşekkür ederiz.
Yalnız ben burada bir sorumluluğu dile getirmek istiyorum.
Cemiyetimizin tüzüğünde açıkça yazıyor:
2. madde /k bendinde “üyeleri için huzurevi açmak”.
Bu madde yazdıklarımı bir öneri olmaktan çıkarıp, bir sorumluluk olduğunu da dile getiriyor.
Ekonomik koşullar daha da ağırlaşıyor.
Böyle bir dönemde cemiyetimizin üyelerine kar amacı gütmeyen bir huzurevi olanağı
sağlaması, yapacağı en hayırlı ve anlamlısı olur.
Gazeteciliğin emekliliği kader değildir.
Bu şehirde, bu cemiyetimiz varken.