Türkiye’de “Gençlik İksiri” Siyasetini senaryolaştıralım ve balık hafızamızı bir yenileyelim kimler geldi kimler geçti.
Neyse ele alacağımız liderler pek bundan etkilenmezler, suya sabuna dokunmadan yazalım bakalım.
Bu konu nereden çıktı derseniz tüm sosyal medyayı ve dış haberleri kendisinden bahsetmeye zorlayan bir sansasyon haber var bugünlerde, Harvard’ın buluşu…
Nedir bu buluş önce ona bir bakalım, Harvard Tıp Fakültesi'ndeki araştırmacılar, inanılmaz bir başarıya imza attı: 80 yaşındaki bireylerden alınan insan hücrelerini biyolojik olarak "geriye sararak" 40 yaşındaki birinin hücrelerine dönüştürdüler!
Hücrelerimizi bir bilgisayar gibi düşünün. Zamanla yazılım hatalarla dolar ve yavaşlar.
Bilim insanları, belirli kimyasallardan oluşan bir "kokteyl" kullanarak bu hataları sildi ve hücrenin "gençlik yazılımını" yeniden yükledi. Buna bir nevi biyolojik "format atmak" diyebiliriz.
Sadece bir hafta içinde, yaşlılık belirtileri gösteren bu hücreler, enerji üretme ve işlev görme yeteneklerini yeniden kazanarak gençlik seviyelerine geri döndü. Bu deneyler şu an için laboratuvar ortamında ve hayvanlar üzerinde%100 başarı sağladı. Bir sonraki adım insanların üzerindeki sonuçlar ve tabii ki parası olana, ünlüler, siyasilere tanınan öncelikler olacaktır.
Eğer hücrelerinizi 20-30 yıl geriye sarma şansınız olsaydı, bu yeni enerjiyle yapacağınız ilk şey ne olurdu?
Bu konuda Türkiye’de son 50 yılda gelip geçen tüm siyasi liderlerin yarı yaşlarına indikleri tasarımıyla Türkiye’ye özgü bir senaryo yazalım mı?
Demirel ölmeseydi, Ecevit hayatta olsaydı, Türkeş ölmemiş olsaydı Devlet Bahçeli yarı yaşında olsaydı MHP’ liler kimi isterdi. Akşener, Çiller Turgut Özal ve eşi Semra yarı yaşlarına inse ve hep beraber hayatta olup siyasi partilerin başında olsalardı nasıl bir ortam oluşurdu? Haydi Bir Düşünelim… Özgür Özel, İmamoğlu, Erkan Baş daha çok genç olacaklarından onları senaryoya katmadım.
Yarı Yaşlı Liderler Çağında Neler Yaşanabilir Hiç Düşündünüz Mü?
Harvard’ın buluşu Türkiye’ye uğradı diyelim. Bir sabah uyandık ve son 50 yılın tüm siyasi liderleri yarı yaşlarına indirilmiş. Ortaya çıkan tablo, siyasetin en kaotik ama en eğlenceli dönemine dönüşüyor.
Demirel 50’sinde, Ecevit 40’ında
Demirel yeniden “Barajlar Kralı” moduna giriyor, ama bu kez baraj değil “gençlik enerjisi” projeleriyle geliyor.
Ecevit ise “Karaoğlan” lakabını geri kazanıyor, meydanlarda şiir okuyor, halk “bu adam gerçekten gençleşmiş” diye şaşkın.
İkisi yeniden karşı karşıya geliyor: biri “Türkiye’ye format atacağım” diyor, diğeri “önce yazılımı güncelleyelim” diye cevap veriyor.
Türkeş ve Bahçeli: Genç Bozkurtlar
Türkeş geri dönüyor, 40 yaşında. Bahçeli ise yarı yaşında, yani 35 civarında.
MHP’liler büyük bir tartışmada: “Liderimiz Türkeş mi olsun, Bahçeli mi?”
Gençleşmiş Bahçeli, “Artık daha dincim, sabaha kadar nutuk atabilirim” diyor. Türkeş ise “Bozkurtlar beni özledi” diyerek meydanlara çıkıyor. Parti içi kongreler bir anda gençlik festivaline dönüşüyor.
Akşener ve Çiller Arasında Kadın Liderler Çarpışması
Akşener 30’larında, Çiller 40’larında. İkisi de gençleşmiş, enerjik.
Çiller yeniden “Türkiye’nin ekonomisini ben uçururum” diyor, Akşener ise “Ben gençlik iksirini halka dağıtırım” diye meydan okuyor.
Kadın liderlerin rekabeti siyaseti daha da renkli hale getiriyor.
Özal ve Semra Özal: Dinamik Çift
Turgut Özal 45 yaşında, Semra Hanım 40’larında.
Özal yeniden “Türkiye’yi dünyaya açacağım” diye sahneye çıkıyor. Semra Hanım ise “Papatyalar gençleşti, artık daha enerjiğiz” diyerek kadın kollarını harekete geçiriyor.
Çiftin siyasete birlikte dönmesi, diğer liderlerde kıskançlık yaratıyor.
Meclis artık bir gençlik kampı gibi. Liderler birbirine “sen daha gençsin, ben daha dincim” diye laf atıyor. Parti kongreleri festival havasında geçiyor: sahnede gitar çalan Ecevit, baraj maketiyle gelen Demirel, bozkurt selamı veren Türkeş ve Bahçeli, dans eden Semra Özal…
Halk ise şaşkın: “Bu kadar gençlik meraklısı liderle ülke ileri mi gider, yoksa çocuklar gibi kavga mı ederler?” Diye kara kara düşünüyorlar.
Harvard’ın buluşu Türkiye’ye gelseydi, siyasetin en eğlenceli ama en karmaşık dönemi yaşanırdı. Liderler yarı yaşlarına inse, ülke belki de “Gençlik Meclisi ”ne dönüşürdü. Ama bir gerçek var: Türkiye’de siyaset, yaşlı ya da genç, her zaman biraz kargaşa, biraz mizah ve bol bol tartışma demek.