Merhaba, Her şeyin kullanımda dijitalleştiği fakat fikirlerin hala orta çağ kafasında manuel olduğu bir ortamda yaşamaya mecbur bırakılan bir dönemdeyiz. Denizin, uzayın, toprağın atıklarla çöplüğe dönüştürüldüğü bir zamanda beyinlerimiz bilgi karmaşasıyla kötücül bir döneme çevriliyor sanki. Kafamız karmakarışık…
Şaşırmayı çoktan unutmuş bir halk olarak 2026 yılının daha ilk ayının başlarında şaşkınlığımızı gizleyemeyeceğimiz olaylar yaşadık. Güç zehirlenmesi, çöplük kadar kirli ve kötücül fikirler ve başka ülkelerin geleceğini tehdit eden kendini dünyanın en güçlü insanı zanneden liderler. Dünya tam bir akıl tutulmasının içinde olanları seyrederken ne yazık ki her bombayla iklimler değişiyor ve her savaşta rejimler…
Evet kafamız karmakarışık. Çünkü dijitalleşen dünyada tam bir bilgi karmaşasının içindeyiz. Bir yanımız kendi ülkemizin iç sorunlarıyla uğraşırken bir yanımız kapımızın önünde yaşanan savaşlar yüzünden dış sorunlarla uğraşıyor. Aile ekonomimizin iki yakasını bir araya getiremezken çökmekte olan dünya ekonomisinin doğuracağı sonuçları sessizce kenardan izlediğimiz zamanlardayız. Sanki her şey aynı anda çürümüş gibi liyakat, para, dürüstlük, adalet! kısacası insanlık!
Adı barış olan din mensuplarının yıllardır savaşıp kan döktükleri coğrafyada kendileri gün yüzü görüp huzurlu yaşayamadıkları gibi sınırları dışındaki ülkelere de asla huzur vermedikleri bir dönemde mutsuz ve umutsuz yaşıyoruz. Amerika’nın küçük ortağı tüm dünyaya parmak sallayarak, zamanında kendisine parayla ülke topraklarını satan insanları, doğdukları ülkelerinden sınır dışı etmeye ve savaş alanına dönüştürdüğü, kanla yıkadığı orta doğuyu tatil köyüne çevirmek istediği bir akıl tutulması içindeyiz. Ne tarafa dönersek dönelim bir bataklığın içindeyiz sanki. Huzurun, güvenin ve istikrarın kalmadığı bir süreçte günü birlik çözümlerle görmezden gelerek yaşamaya çalışıyoruz bu karışıklığın içinde…
Aslında bu karışıklığın nedenlerinden biri kişinin kim ve ne olmak istediği gerçekliğinde saklı olabilir. Mutlu olduğunuzda rengarenk olan hayatınızı mutsuzluğunuzda kapkara yapabilirsiniz mesela. Bunun en iyi örneklerinden biri Adolf Hitler! Viyana yıllarında kartpostal satarak geçimini sağlayan Hitler Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girmiş ama insan çizimlerinde zorlandığı ve çizimleri mimarlığa daha yatkın olduğu için sınavı geçememiş. 1939 yılında, II. Dünya Savaşı’ndan kısa süre önce İngiliz Büyükelçisi Nevile Henderson ile yaptığı bir konuşmada “ Ben politikacı değil sanatçıyım. Polonya sorunu çözüldükten sonra, hayatımı sanatçı olarak sonlandırmak istiyorum “ demiş. İçinde rengarenk bir dünya olan sanatçı kişiliğin kana bulanmış bir siyasetçiye dönüşmesi ve hatırlanan o kötü sonu! İnsanın karmaşık iç dünyasıyla buluşamadığı dış dünyanın uyumsuzluğunun sonucu işte bu kötücül durum. Bırakın insanlar istedikleri meslekleri yaparak mutlu olsunlar, huzurla yaşayıp mutlu ölsünler. Zorla doktor olan biri cerrah olabilir mi?
Resim yapmayı seven ama akademiye alınmayan, Alman İşçi Partisi Şansölyesi olan Hitler’in parasızlık yüzünden asker olması kadar garip bir olay, ev satan yaşlı bir emlak milyarderini siyaset meydanına sokan zihniyet. Zengin fakiri anlar mı? Kötü insana iyiliği anlatabilir misin? Yobaza aydınlığı anlatabilir misin? Dinin vicdan olduğunu ve yaşadığımız dünyanın tüm canlılara ait olduğunu cahil beyinlere aktarabilir misin? Tabii ki tüm bu içsel sorularımın cevabı mümkün hepsi ama sevgiyle ve eğitimle! Ve herkesin çocuklukta seçtiği ve aldığı mesleki eğitimle mümkün! Herkesin film izler gibi seyrettiği Aganistan’ı hatırlayın. Eğitimde orta çağ karanlığına sürüklenmeye çalışılan bazı ülkeler baştan aşağıya karmakarışık ve bu karışıklık tüm dünyayı mültecilerin sınırlarına dayanması korkusuyla tehdit ediyor.
Siyaset günümüz dünyasında parası olanın girebildiği ve gücüne güç katarak seçildiği makamı unutanların yeri durumuna geldi. Ve halkın iradesiyle seçilen yöneticilerin seçilme nedenlerini unutup şov yaptığı bir yere dönüştü. Dünya insanına huzur vermeyen bu karmakarışık siyaset düzeni bitmeli ve siyasetçi haddini bilmeli artık. Kaosun hakim olmaya çalıştığı dünyada, tüm ülkelerin liyakatlı siyasetçilere yani yöneticilere ihtiyacı var…
Dünya siyaseti, ülkeler, ekonomi, eğitim, adalet karışık… Yeniden savaşa sürüklenen dünyada kafalarımız karışık. Bize yaşanacak güzel bir dünya yerine karanlık bir gelecek hazırlamaya çalışanlar yüzünden yarınlar karışık. Yapay zekaya yenik düşen iş gücü yüzünden emekçinin yaşam mücadelesi karışık. Okumayan eğitimsizler ordusunun kulaktan dolma hurafelerle akılları karışık. Karmakarışık bir düzen içinde yaşamaya çalışan her bir birey ne yapacağını bilmediği için toplumsal beraberlikler karmakarışık. Ve bu karışıklık yüzünden geleceğimiz tehdit altında. Yaşanabilir bir dünya için bu karmaşaya ve karışıklığa, akıl tutulmalarına, güç zehirlenmelerine acilen son verilmeli!
Dünyada ki karmaşık kargaşanın, düzenli ve huzurlu yarınlara evrilmesi dileğiye…
Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve Sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle