Önceki yazımda da belirttiğim gibi müzenin yıkımı için idare, aklı başında insanları tatmin edecek bir gerekçe gösteremeyince son aşamada 2018 deprem yönetmeliğini gerekçe olarak göstermiştir. Eski yıkım gerekçelerinden daha anlamsız ve adeta komik olan bu yeni gerekçe şöyledir.

Bakanlık diyor ki; "1964’te inşa edildiği ve yapılan teknik incelemelerde beton dayanımının TS 500 ve 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY) kriterlerinin altında kaldığı için yıkılması gerekmektedir.”

Demek ki “DEPREME DAYANIKSIZ” yaftası 2018 öncesi her yapı için yıkım gerekçesi olabilecek. Yani kent merkezinde bir gökdelen de olsa bir gece kondu da olsa hatta Mimar Sinan’ın yaptığı bir cami, bir medrese veya bir kervansaray da olsa 2018 TBDY kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle yıkımı istenebilecek. Çünkü Antalya’da değil 63 yıl önceki müze yapısı, 600 sene önce yapılan Selçuklu eserleri vardır. Bunları da 2018 TBDY kriterlerine göre mi değerlendireceğiz?

Müzenin 100 milyon liralık bir masrafla güçlendirilebileceği görüşünü de Kültür ve Turizm Bakanlığı kabul etmeyerek “Depreme karşı güçlendirme ekonomik değil” diye karşı çıkmıştır. Peki 100 milyona güçlendirme ekonomik değil ise 2,5 milyara yenisini yapmak nasıl ekonomik olmaktadır. Yani ekonomik sayılmayan 100 milyon lira yerine 2 milyar 400 milyon fazlası ekonomik sayılıyor. Oysa güçlendirme bedeli 200 milyon TL olsa bile yine de 2 milyar 300 milyon liralık bir tasarruf sağlanır.

Vatandaştan gelecek tepkiler de hesaplanmıştır sanıyorum. Şimdi sezon ortasında herkes tatildeyken yıkar üç beş sene ara verirsem kimse orada bir müze olduğunu hatırlamaz bile diye düşünülmüş olabilir.

Görüldüğü gibi yıkımla ilgili hiç de tutarlı bir görüş veya kanıt yok. Çünkü önceden yıkıma karar verilmiş olup kanıt ve gerekçeler sonradan uydurulmaktadır.

O zaman gerçek neden nedir, gibi bir soru çıkıyor karşımıza. Fakat gerçek neden nedir denilince aklıma hiç olumlu şeyler gelmiyor nedense.

Olaylara karamsar mı bakıyorum. Yoksa son yıllarda yaşadığımız olumsuzluklar olumlu bakış alışkanlıklarımızı sıfırladı mı bilemiyorum, ama ben Antalya Arkeoloji Müzesinin yıkılıp yenilenmesi olayını bir türlü hayra yoramıyorum. Burnuma pis kokular geliyor hep.