Tarımsal konularda uzun zamandır yazılarını takip ettiğim gazeteci Ali Ekber YILDIRIM geçen hafta içinde sosyal medya hesaplarından Çukurova da marul üretimi yapan bir çiftçinin serzenişini paylaştı.

Yazıda kısaca yaptığı üretimde yaşadığı sorunları anlatmış ve bu dönemde neden komşu ülkelerden marul ithalatı yapıldığını sorguluyor. Özellikle sınır komşusu ülkelerde sınır ticareti anlaşmaları var. Asıl amacı sınırları yakın olan farklı ülke şehirlerinin ihtiyaçlarını komşudan tedarik etmek olan istisna ülkemizde delik deşik edilerek sınır ticareti kapsamında ithal edilen ürünler tüm ülkeye nasıl satılabiliyor. Üreticinin anlatmaya çalıştığı sorunların temelinde olan istisna dikkatli okunmalıdır.
Tarımsal İthalatın Nedenleri
1. Rekolte Sorunları:
Üretimde yaşanan rekolte düşüşü, iklim değişikliği, kuraklık veya doğal afetler gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Örneğin, bir ürünün yeterince üretilemediği dönemlerde dışarıdan ithal edilmesi gereklilik haline gelebilir.
2. Üretilemeyen Ürünler:
Kahve, kakao, muz veya tarçın gibi bazı ürünler, coğrafi ve iklim koşulları nedeniyle ülkede üretilemez. Bu ürünler, halkın taleplerini karşılamak amacıyla ithal edilir.
3. Mevsimsel Üretim Farklılıkları:
Tarım ürünlerinin çoğu mevsimsel üretim döngüsüne sahiptir. Üretimin mümkün olmadığı dönemlerde ithalat yapılarak ürün arzı sağlanır. Örneğin, kış aylarında bazı sebze-meyve türlerinin ithal edilmesi bu durumun tipik bir örneğidir.
4. Üretim Maliyetleri:
Bazı ürünlerin yerli üretimi, yüksek girdi maliyetlerinden dolayı ekonomik olmayabilir. Daha düşük maliyetle üretim yapan ülkelerden ithalat yapmak, hem tüketiciyi korur hem de fiyatların dengelenmesine katkı sağlar.
5. İhracat ve Hammadde Kullanımı Amaçlı İthalat:
Bazı tarım ürünleri, sanayi hammaddesi veya işlenip yeniden ihraç edilmek üzere ithal edilir. Örneğin, ithal edilen buğdaydan elde edilen un, makarna ya da bisküviler daha yüksek katma değerle yurtdışına satılabilir.
6. Piyasa Fiyatlarını Dengelemek:
İç piyasada fiyatlar aşırı şekilde yükselirse, ithalat yapılması fiyatları düşürerek piyasa dengesi sağlar. Ancak bu yöntem, üreticilerin zarar görmemesi için dikkatle yönetilmelidir.
7. Yerli Üretimi Teşvik Amaçlı:
Geçici olarak yapılan ithalat, yerli üreticilere kaliteyi artırmaları ve maliyetleri düşürmeleri için bir teşvik unsuru olabilir. Ancak, bu süreç uzun süre devam ederse yerli üretim sürdürülebilirliğini kaybedebilir.
Aslında baktığınızda tüm maddeler nerede ise birbiri ile içiçe olarak değerlendirebiliriz. Fakat salt bir maddeyi ele alırsak sorun ortadan kalktığında ithalatın durması gerekir. Marul üreticisinin serzenişine dönersek eğer, özellikle aralık mart dönemi mevsimsel etki olarak marul gibi ürünlerin üretilmesinin en zor olduğu dönemlerdir. Üretim özellikle seracılığın ön planlarda olduğu bölgelerde yapılabiliyor ve bildiğim kadarı ile ülkemizde üretilen marul tüketimi rahatça karşılayabilecek seviyede. Elbette mevsim etkisi ile aralık ve mart arası marul fiyatları görece diğer dönemlerden yüksek olur. Fakat bu dönemlerde üretim maliyetleri ve riski diğer dönemlerden daha yüksek olduğu için üretimden elde edilen kar düşük kalabilir. Fakat üreticiler yaptıkları tüm üretim döneminde kar etme hedefleri olduğu ve üretim sürekliliğini düşündükleri için üretmeye devam ederler. Özelikle çiğ köfte pazarında yaşanan gelişme ile birlikte bazı bölgelerde göbek marul olarak isimlendirilen iceberg tipi marul üretimi ciddi miktarda artış göstermiş ve mevsimsel olarak Türkiye’nin her bölgesinde üretilmeye başlanmıştır. Eğer sınır ticareti veya normal ithalatla komşu ülkelerden marul girişi devam eder ve üreticiler zararları artar ise gelecek dönemlerde üretimden vazgeçeler bu kaçınılmaz son olur. Masum olarak görülen sınır ticareti veya dış ticaret politikası tarımsal üretimin sonu olur. Gelin hep beraber ülke tarımını güçlendirmenin planlarını yapalım.