Merhaba, Bazı şeylerin daha güvenilir olduğu zamanlarda yeni yıla az kala içimizi bir heyecan sarardı. Kredi kartının kullanılmadığı dönemlerde şöyle bir cüzdanımızı kontrol eder yeni yıl umudu almak için inandığımız büfelere giderdik. İnandığımız yer çok önemliydi çünkü arkasında mühür olmayan bilet olduğu gibi sahte bilet basılan yılları da görmüştük.

Yeni yıla iki ay kala televizyonlarda, radyolarda, gazetelerde inanılmaz bir tanıtım yapılır ve hepimiz ekonomik anlamda hayatlarımızı değiştirebilecek olan piyango umudunun peşine düşerdik. O yıllarda ekran başında yapılan çekilişte kazanan kişinin kimi zaman fotoğrafı ama çoğunlukla nereye ve kime çıktığını yazan yazılar okur ve izlerdik. Sonra yavaş yavaş ortalık sakinleşti, kafalarımız başka şeylerle karışıkken o isimlerin söylenmediği zamanlara ulaştık. Piyango birine çıkıyor ama kime belli değil zamanlarında bıraktım ben umuda bilet almayı. Sana da çıkabilir sözünün büyüsü benim için kaybolmuştu artık. Sokakta ki heyecan kaybolmuştu, gözlerde ve sözlerde umut kalmamıştı artık!

Milli Piyango’nun mavi renkle bezeli şans güvercini yıllarca insanlara umut olmuştu aslında, kimsenin aklına bir gram kötülük gelmeden umut satın almıştı her yeni yıl. Ve yeni yıl öncesi bu umut yolculuğunu sürdürmüştü yıllarca…

Kökeni Antik Çağlara kadar uzanan piyango tarih boyunca bir şans oyunu olmasının yanı sıra devletler tarafından bir finans aracı olarak kullanılmış. M.Ö. 2. Yüzyılda Çin’de yapılan çekilişler özellikle savunma ve kamu projelerine kaynak sağlamak amacıyla yapılırmış. Halk bu sisteme para yatırırken devlet düşük olasılıklı vaatler vererek geniş kitlelerden para toplarmış. M. Ö. 2. Yüzyıl böyleyse aslında çok söze gerek kalmıyor değil mi?

Roma İmparatorluğu döneminde ise çekiliş fikri eğlence amaçlı başlamış. Zengin davetlerinde misafirlere kura ile dağıtılan hediyeler zamanla kamu yararına dönük bir fon toplama aracı haline getirilmiş. Roma döneminde piyango sadece sosyalleşmeden ve umut olmaktan çıkmış siyasi araç niteliği taşımaya başlamış.

Orta çağ sonrasında, Rönesans Avrupa’sında piyango yeniden kurumsallaşmış ve kamu yararına gelir elde etmek amacıyla resmi piyango düzenlenmeye başlamış. Halkın vergi kavramına olumsuz bakması nedeniyle piyango gönüllü bir ekonomik model olarak halka sunulmuş. Devletin halka ekonomik destek vermesi gerekirken yine halk devletine bilmeden yardım etmiş kısacası.

Biz Türkler bu yolculuğa 16 Şubat 1925 yılında Cumhuriyet’imizin hemen başlarında kurulan Türk Tayyare Cemiyeti’nde Hava Kuvvetlerine pilot yetiştirilmesi, uçak alınması amacıyla çıkmışız. Türk Tayyare Cemiyeti adı 24 Mayıs 1935 yılında Türk Hava Kurumu’na çevrilmiş ve uçak yapımı bu kurumun görevleri arasına alındığından birçok gelir kaynağı ile donatılmıştır.

Tayyare Cemiyeti'ne nakit piyangosu tekelini veren 9 Ocak 1926 tarihli kanunun 2 'nci maddesi, bilet ve ikramiyelerden kazanç, belediye vergileri ve damga resmi alınmamasını öngörürken, Cemiyet ödüllerden % 10 kesinti yaparmış. 14 Mayıs 1927'de, ikramiyeler Veraset ve İntikal Kanunu'nun 20. maddesi hükmünden istisna edilince verdiği ödülden hiçbir kesinti yapmayan tek örgütlenme Tayyare Piyango'su olmuş, o yıllarda!

Umut yolculuğunun kamuya desteğe dönüştüğü, vergi sözünün yumuşayarak halka daha sevimli göründüğü piyangoda matematiksel olarak kazanma olasılığı son derece düşük olduğundan, bu döngünün ekonomik avantajı doğal olarak düzenleyen kuruma yönelir ve bir işletme olarak oldukça iyi bir gelir elde edilir diye düşünüyorum. Kısacası piyango tarihsel yolculuğunda şans oyunu gibi görünse de aslında bir umut ekonomisi, kitlesel bir finans aracı.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır esasına dayanarak 2024 yılı piyangosunun önce yurt dışına ( Kolombiya) çıktığını ardından asılsız haber olduğunu ve biletin İstanbul’da yaşayan bir vatandaşımıza çıktığını öğrendik. Kişinin adı soyadı olmayınca ve üzerinde o kadar şaibe olunca doğal olarak çoğumuz o günden sonra piyango almamaya başladık. Bununla ilgili pek çok yazı ve düşünceyi sosyal medyada bulup okuyabilirsiniz.

2026 yılında tam bilet 800 TL, yarım bilet 400 TL, çeyrek bilet 200 TL. olarak belirlenmiş. Eskinin Tayyare Piyangosu günümüz Milli Piyangosu olsa da logosunda gökyüzünü temsil eden mavisi Atatürk’ün “ İstikbal Göklerdedir “ sözünü hatırlattı bana. 2026’da canım Atatürk’ün sözü ve piyangonun gök mavisi yoldaşınız olsun.

Umut fakirin ekmeği, umut insanın yoldaşı, umut geleceğin inşası, umut olmazsa hayat olmaz ki! Umudunuzu kaybetmediğiniz ve umudunuzu kaybettirmediğiniz zamanlarda yaşamanız dileğimle…

Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve Sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle