Bitsin bu ırkçılık, ayrışmalar, ötekileşmeler son bulsun. Asırlardır birlikte var ettik kültürlerimizi birlikte ağladık birlikte güldük.
Siyasi iktidar uğruna düşman ilan edildik.
Kullanıldık…
Oysa biz bizdik..
Ne istiyorsunuz?
GİTSİNLER Mİ?
“Önce Ermeniler gitsin, İstanbul’u İstanbul yapan değerleriyle Dolmabahçe Sarayı’nı, Çırağan’ı, Kuleliyi, Selimiye Kışlası’nı, Malta Köşkü’nü, Beyazıt Kulesi’ni, Giderken Ermeniler, Güllü Agop’u, Ara Güler’i, Mıgırdıç Magrosyan’ı, Onno Tunç’u, Garo Mafyan’ı, Adile Naşit’i Cem Karaca’yı da unutmasınlar. Potinlerini, Nacarlarını, Vodistlerini, çilingirlerini, çömleklerini, bakırlarını da alsınlar yanlarına Ermeniler. Topiği, Kuzu kapamayı, çılbırı, ciğer bohçasını da alsınlar…
Kürtler de gitsin
Kilimlerini, keçelerini, İlmek ilmek dokudukları halılarını denk edip gitsinler. Yaşar Kemal’i, Ahmet Kaya’yı, Yılmaz Güney’i, Ahmet Arif’i, Aynur Doğan’ı sakın unutmasınlar. Cigerxun’u, Ahmede Xani’yi, Mem u Zin’i, Balıklı Gölü, Aynzeliha’yı, Surları, burçları Dünyaca ünlü Deliloyu, Halayı, Çaçanayı, Şemameyi de yanlarına alsınlar.
Süryaniler de terk etsinler bu toprakları
Telkariyi, basmayı, Nahit ustalarını, dokumalarını, Dayr-ul Zaferan’ı da alsınlar yanlarına. Ha, Coşkun Sabah’ı. Bizi yıllarca güldüren Sami Hazinses’i de unutmasınlar!
Rumlar da gitsin, giderken cumbalı ahşap evlerini, Arnavut kaldırımlarını Ve Selanik türkülerini, O güzelim Rum meyhanelerini, rakılarını, mezelerini de alıp gitsinler Rumlar.
Bulgarlar da gitsin…
Şarkılarını, türkülerini “Ayletme Beni”yi, “Arda Boyları”nı, Akıtmalarını, Börek, çörek, bozalarını, Komik aksanlarını, Naim Süleymanoğlu’nu, Sabahattin Ali’yi unutmasınlar.
Çerkezler de terk etmeli bu toprakları…
Ama terk ederken Türkan Şoray’ı, Nazım Hikmet’i, İsterlerse Çerkes Ethem’i de götürsünler.
Lazlar
Fıkralarını, Takalarını, Horonu, Hamsiyi, Mıhlamayı, Hatta Kazım Koyuncu’yu da götürsünler.
Romanlar toplasınlar sazlarını, darbukalarını, çadırlarını
Alıp gitsinler Neşet Ertaş’ı, Adnan Şenses’i Engin hoşgörülerini, Hamam sefalarını… O mozaiğin bütün renkleri gitsin Kalsın siyah-beyaz. O aşure kazanının bütün çeşitleri yok olsun Kaynasın o bulamaç.
Kalın bir başınıza Bir dağ kadar sessiz Bir çöl kadar ıssız Bir bulut kadar ağlamaklı Bozkırın ortasında tek başına açan bir çiçek, Yapayalnız bir ağaç gibi…
Irkınız, Diliniz, Dininizle bir tek siz kalın.
Sonra birbirinizin yüzüne bakarak uzunn uzunnn…
“O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler.”
NEREDE YANLIŞ YAPTIK BİZ…..