Merhaba, Bayram dendiğinde ilk aklınıza geleni, doğal olarak bilemem ama benim aklıma ilk gelen ne yazık ki temizlik… Şaka bir yana doğduğum coğrafyada bayram, önce temizlik sonra yeme içme işleri ve eğer gelenden gidenden zaman kalırsa biraz nefes almaktı.

Çocukluğum titiz bir annenin temizlik hastalığı ile geçti desem yalan olmaz. Biz şehir merkezinde oturduğumuzdan köyden, izden gelen kim varsa önce bize uğrar sonra nereye gidecekse giderdi. Ve annem her gidenin ardından temizliğe girişirdi.

Bayram temizlikleri nedense diğerlerinden biraz farklı olurdu hatırlarsanız. Annelerin deyimiyle her yer kıyı bucak temizlenir, halılar ve kilimler yıkanır, camlar dip bucak silinirdi. Gerçekten tertemiz, sabun kokan evlerimiz olurdu her bayram öncesi. Bayram için kıyıda bekleyen tatlılarda işin güzel yanıydı.

Yaşadığımız zaman diliminde bizler bırakın temizliği uyumaya zaman bulamazken birileri geçmiş zamandan kalmışcasına bazı gelenekleri sürdürmeye devam ediyor. Ediyor ama bir sürü hata ile…. Çevre ve şehircilik bakanlığına sesleniyorum. Lütfen apartmanları denetler misiniz? Çünkü anladığım üzere ne zabıta ne kolluk kuvvetleri bu çevre sorununa müdahale edemiyor.

Düşünsenize evinizin balkonunda oturmuş kahvaltı yapmak üzeresiniz ve komşunuz üst kattan ne kadar halı, kilim ve örtü varsa üzerinize silkeleyip, can hıraş gürültüler eşliğinde sözüm ona kendi evini temizliyor. Benim cephemde en pis insanlar doğaya çöp atanlar gibi, eline geçen her şeyi balkondan dışarıya silkeleyenlerdir. Eğer o kişilere soracak olursanız emin olun dünyanın en titiz insanlarıdır.

Elektrik süpürgelerinin model model olduğu günümüzde halı çırpan, balkondan aşağıya kilim örtü silkeleyen kardeş, biz insanlar ne yazık ki üst üste yaşıyoruz. Keşke dağda bağda bir evin olsaydı da şöyle rahat rahat her şeyi silkeleseydin. Ama olmaz! Toplu alanlarda yaşıyoruz, birbirimize saygı göstermemiz lazım . Hadi bu kardeş eğitimsiz, cahil ya da bilmiyor işte! Apartmanlarında yönetici olmayan binlerce binada, uyuyamayan ve derdini anlatacak birim bulamayan insanlar var. Lütfen yeterince zor günlerden geçtiğimiz şu zamanlarda bize ses, destek olur musunuz? Emin olun bu tip yanlışları yapan insanlar yüzünden ülke bütçesi kendine gelir. Çünkü klima hortumlarından zemine inen sular, kapı önünde yüzlerce ayakkabı barındıran kimliksiz komşu, halı ve kilim silkeleyenler, son ses müzik dinleyenlere ceza kesildiğinde inanın belediyelerin bütçeleri beşe katlar. Çünkü çok fazla haddini bilmeyen insanla aynı havayı soluyoruz.

Ve daha da komiği bu tip gürültücü ve pis insanlar Avrupa ülkelerine göç etmek orada yaşamak istiyorlar. Şöyle bir bakın etrafınıza bunlardan yüzlerce örnek görürsünüz. Kuraldan hoşlanmayan, evini temizlerken dünyayı kirletenlerin unuttuğu bir şey var. Avrupada burada yaptıklarınızın yarısını yapamazsınız. Sizi bir daha almamak üzere ülke sınırlarından dışarıya atarlar. Ve lütfen oralara gidip Türk adını bir de bu yönünüzle rezil etmeyin. Oturun oturduğunuz yerde. Önce kendinizi eğitin sonra bakarsınız ne yapacağınıza.

Bayram temizlik değildir, mutlu olabilmektir. Bayram buluşmaktır sevdiklerinle ve içten kucaklaşmalardır. Bayram özlemektir gidenleri… Efendim bu bayramda şeker verenleriniz çok olsun diyelim. Ve büyüklerimizin iyi niyetle söyledikleri duasını hatırlayalım “ daima iyilerle karşılaş “. Özellikle apartmanlarda güzel yürekli komşularınızla keyifle, huzurla yaşamanız dileğiyle…

Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle…

Sevda Kesim

26 /06/2023